Cuma, Temmuz 29, 2016

Android Programlama - Kurulacak Ortamlar - 2

Daha önceki yazılarımızda Android ‘in nasıl bir işletim sistemi olduğu ve temel olarak ne tür meziyetleri olduğunu kısaca açıklamaya çalıştık. Bu yazımızda ise Android Uygulama Geliştirme Sürecine dahil olabilmemiz için bilgisayarımızda nelerin kurulu olması gerektiğine değineceğiz.

Her ne kadar Android bir işletim sistemi olsa da (Mobil, tablet, tv, vb. için olduğunu sürekli dile getirmeye çalışıyorum) uygulama geliştirebilmek için bilgisayarda çalışan bir işletim sistemine ihtiyacımız olacak. Bu işletim sistemlerinin de min. olması gereken sürümleri alt kısımdaki şekildedir.

  • Java JDK5 veya sonrası
  • Android SDK
  • Java Runtime Environment (JRE) 6
  • Android Studio
  • Eclipse IDE for Java Developers (opsiyonel)
  • Android Development Tools (ADT) Eclipse Plug-in (opsiyonel)

Uygulama geliştirme aracı olarak kullanabileceğimiz Eclipse IDE ve Android Studio windows işletim sistemin sorunsuzca çalışmaktadır. Performansları da oldukça başarılıdır.

Bende Mac OS üzerinde Android Studio kullanıyorum. Hız ve performans açısından tatmin edici durumdadır.

Java Development Kit (JDK) Kurulumu

JDK ‘ya kurmadan önce (kurulum dosyası elinizde yok ise) ilk olarak kurulum dosyasını indirmemiz gerekmektedir. Bu işlemi yapabilmek için Oracle ‘ın sitesine girip Java sekmesini bulduktan sonra indirme işlemini gerçekleştiriyoruz. http://www.oracle.com/technetwork/java/javase/downloads/index.html Ben yazıyı yazarken 8u101/ 8u102 sürümleri yayınlanmıştı.

Oracle ‘in sitesinin alışılmışın dışında bir görünümü olduğu var. Bu sebeple sürekli alt kısımda görmeye alışık olduğumuz lisans anlaşması imzalama tikini üst kısma koymuşlar. Onu onaylamak gerekecektir.


Android IDE ‘leri

Android platformunda uygulama geliştirmek için kullanılabilecek iki platform bulunmaktadır.

Bir sonraki yazımız olan Android platformunun mimari yapısını inceleyeceğimiz yazımızda görüşmek üzere.

Not: Android geliştirme platformlarına ayrıca detaylı olarak değineceğiz.

Turhal Temizer

Perşembe, Temmuz 28, 2016

SharePoint Solutions - Add, Deploy, Retract ve Remove - PowerShell ve STSADM

Sharepoint ürünleri ile haşır neşirseniz *.wsp 'lerin güncellenmesi ile çok sık karşılaşıyorsunuzdur. Bu işlemi yapabilmek için Central Admin 'e girip "retract a solution” seçeğini seçiyor ve genellikle başarısız oluyoruz. Başarısızlığımızda alt kısımdaki gibi bir mesajla süsleniyor.

Hata Mesa:
"A feature with ID xxxxxxxxx has already been installed in this farm. Use the force attribute tı explicitly re-install the feature."

Peki wsp 'i güncelleme işlemini nasıl yapacağız.

1. Powershell ile kullanımdan çıkartma (Retract) işlemi:
Bu adımı standart dosya işlemlerindeki çöp kutusuna taşıma adımı ya da IIS üzerinde application olarak ayarlanmış sitenin silinmesi adımı olarak düşünebilirsiniz.

Unistall-SPSolution -Identity solutionName.wsp -WebApplication http://SharepointWebApp/

2. STSADM ile silme (Remove) işlemi:
Bu adımı çöp kutusuna taşınan dosyanın silinmesi ya da IIS üzerinde silinen web application 'nın klasör olarakta silinmesi işlemi olarak düşünebilirsiniz.

stsadm -o deletesolution -name "solutionName.wsp” -override

3. PowerShell ile Ekleme (Add) işlemi:
Add-SPSolution -LiteralPath E:TempDeploymentsolutionName.wsp

4. PowerShell ile Kullanıma (Deploy) Alınması ("-Force” ile yapılması tavsiye edilir)
Install-SPSolution -Identity Common.wsp -WebApplication http://SharepointWebApp/ -GACDeployment -Force

Umarım çözümlerinizde yardımcı olabilir.

Turhal Temizer

SharePoint Solutions – Add, Deploy, Retract and Remove using PowerShell and STSADM

When you want to update a solution, sometimes you can’t retract a solution from Central Admin.

Error messages:
"A feature with ID xxxxxxxxx has already been installed in this farm. Use the force attribute to explicitly re-install the feature.”

Do the following:

  1. Use PowerShell to Retract the solution:

Uninstall-SPSolution -Identity solutionName.wsp –WebApplication http://SharepointWebApp/

  1. Use STSADM to remove the solution:
    (Go to the command line (Start – Run – cmd), then go to this path: C:\Program Files\Common Files\Microsoft Shared\Web Server Extensions\14\BIN, then type the following command)

stsadm -o deletesolution -name "solutionName.wsp" -override

  1. Use PowerShell to add the solution:

Add-SPSolution -LiteralPath C:TempmovingsolutionName.wsp

  1. Use PowerShell to deploy the solution (with "-Force” attribute):

Install-SPSolution –Identity CustomerDetails.wsp –WebApplication http://SharepointWebApp/ –GACDeployment -Force

Turhal Temizer

Çarşamba, Temmuz 27, 2016

Android Programlama - Temeller - 1

Bir önceki yazımızda Android Uygulama Geliştirmek için yapılması gereken temel adımlardan bahsetmiştik. Özetlersek dersten önce öğrenilmesi gereken temel bilgilerdi. Yazıya erişmek için ilgili linki kullanabilirsiniz.

Bildiğiniz üzere Android işletim sistemi Linux bazlı çalışan açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir. Yapılış amacı telefonlar ve tabletlerde kullanmaktır. Zaman içerisinde Televizyonlar ve giyilebilir teknolojilerde de kullanımı görülmüştür.

Android uygulama geliştirme sürecine dahil olan geliştiricilerin karşılarında oldukça büyük bir telefon havuzu olduğunu ve geliştirmelerini yaparken bu telefonları da dikkate alarak çalışmalarını yapmalarına dikkat etmek gerekecektir. İyi yanı ise hazırladığınız uygulama cep telefonu eko sisteminin yaklaşık %80 ‘nini elinde bulunduran bir işletim sisteminin uygulama havuzuna eklenecek olmasıdır.

Android Uygulama Geliştirme aracı ilk olarak beta sürümü ile 2007 yılında karşımıza çıkmıştı. İlk resmi sürümü ile Android 1.0 ile Eylül.2008 ‘de bizler ile buluştu.

2012 yılında Google I/O konferasında Jelly Bean kod adlı Android 4.1 sürümü duyruldu. Android işletim sistemi gerçek anlamda verimli olarak kullanıcı arayüzünü etkili kullanmaya başlamıştı. Bu sürümde fonksiyon ve performans açısından da çok büyük yenilikler yapılmıştı.

Android ‘in kaynak kodları ücretsizdir ve açık kaynak kod lisansı (open source software licences) ile korunmaktadır. Bu lisanslar içerisinde Google en çok Apache Licence 2.0, Linux çekirdek değişiklikleri ve genel kullanım lisansında güncelleme yapmaktadır.

Neden Android

Bu soruyu çok güzel açıklayan bir çizimi internette buldum.

Özetlersek,

  • Açık kaynak kodlu, merak edersek açıp kodlarına bakabiliyoruz. :)
  • Çok fazla geliştirici ve topluluk var. Kaynak bulması kolay.
  • Pazarlaması oldukça iyi, kendi kendine reklam yapabiliyor.
  • Uygulamalar arası etkileşimi başarılı.
  • Geliştirme maaliyeti düşük ve öğrenim gereksinimi oldukça düşük. (Herhangi bir programlama dili biliyorsanız)
  • Başarı örnekleri çoook fazla (milyon dolar zenginlerinden olmasa da bin dolar zengini olmanız mümkün)
  • Güçlü bir geliştirme arayüzü sunuyor

Android ‘in Göze Batan Özellikleri

Android işletim sistemi gerçek anlamda Apple iPhone 4S çıktığı zamanlardan bu yana tam anlamıyla gücünü göstermeye başlamıştır. iOS ‘un uzunca bir süredir Android tabanlı telefonlarda kullanılan ve çok beğenilen özellikleri kendi işletim sistemine dahil ettiğini düşünürsek bu fikrin doğruluğu da ispatlanmış oluyor.

Özellikleri ve temel açıklamaları alt kısımdaki özellik listesinden erişebilirsiniz. Özelliğin adını internette kaynak ya da örnek ararken daha kolay bulabilmeniz için ingilizcesi ile bırakacağım.

Beautiful UI (Şık kullanıcı ara yüzü):
Android işletim sistemin en baz sürümü bile son kullanıcıların ilgili çeken bir görünüme sahiptir.

Connectivity (Erişim/ İletişim):
GSM/EDGE, IDEN, CDMA, EV-DO, UMTS, Bluetooth, Wi-Fi, LTE, NFC ve WiMAX.

Storage (Depolama/ Veri depolama):
SQL Lite ile ufak çapma ilişkisel veri tabanı oluşturup kullanmak mümkün oluyor. En güzel tarafı ile son kullanıcının telefonunun veri tabanı kullanıldığı için uygulama kullanıldığı sürece yapılan işlemleri tutup, tekrardan uygulama kullandığında daha iyi bir deneyim sağlamaya olanak sağlıyor.

Ayrıca bir konuyu da unutmamak lazım ki, büyük çapta bir uygulama hazırladığınızda bütün işlemleri SQL Lite üzerinde yapmayıp bir web servis yapısı ile ayrı bir sunucu grubunda tutmanız daha yararlı olacaktır. Ayrıca hazırladığınız servis mimari hem Android hem de iOS cihazlarında kullanılması mümkün olacaktır. Gelecek yazılarımız da nasıl yapacağımıza değineceğim.

Media Support (Ses/Video format Desteği):
Bilirsiniz eskiden bir medya dosyası elimize ulaştığında acaba codec ‘i var mı? Ses ya da görüntü gelecek mi diye düşüncelerimiz olurdu. Android bu derdi bir çok codec dosyasını sisteminde barındırarak çözmeye çalışmış.

H.263, H.264, MPEG-4 SP, AMR, AMR-WB, AAC, HE-AAC, AAC 5.1, MP3, MIDI, Ogg Vorbis, WAV, JPEG, PNG, GIF, ve BMP

Messaging (Mesajlaşma):
GSM operatörlerinin sunduğu SMS ve MMS mesajlaşma tiplerini desteklemektedir. Whatsapp gibi uygulamalar internet üzerinden haberleşmeyi sağladığı için bu kategori içerisinde yer almamaktadır.

Web Browser (İnternet Tarayıcıs):
Google adı geçtiğinde aklımıza ilk olarak arama motoru geliyorsa ikinci olarak Chrome internet tarayıcısı geliyor. Mobil işletim sisteminde de bu teknolojisinin gücünden yararlanmayı tercih etmişler. Açık kaynak WebKit mimarisini temel olarak Java script mimari yapısı ile birlikte HTML5 ve CSS3 desteği vermektedir.

Multi-touch (Çoklu dokunuş):
Artık hepimizin alışık olduğu tek ve birden fazla dokunuş ile etkileşim alabilmek olanağı.

Resizable Widgets (Boyutları değiştirilebilir araçlar):
iOS işletim sisteminden farklı olarak Android işletim sisteminden mevcut ekranlarınızın herhangi bir yerine widget ekleyebilir ve boyutlarını tercihinize göre belirleyebilirsiniz.

Multi - Language (Çoklu dil desteği):
Türkçe desteği de dahil olmak üzere bir çok dil desteği vardır.

GCM:
Google Cloud Messaging (GCM) servisi, uygulama geliştiricilere cihazlar arasında internet üzerinden kısa mesajlar göndermesine oanak sağlar.

Wi-Fi - Direct (Kablosuz Ağ):
Kablosuz internet desteği vardır.

Android Uygulamaları

Android için hazrlanan uygulamalar Java dili ve Android Yazılım Geliştirme aracı (SDK) (Android Software Development Kit) yardımıyla yazılır.

Hazırladığımız uygulamaları son kullanıcı ile buluşturmak/ indirtmek/ satmak istediğimiz işletim sistemine ait birkaç market göze çarpmaktadır. En popüleri herkesinde bildiği gibi Google Play dir. Diğer uygulama havuzları ise, SlideME, Opera Mobile Storage, Mobango, F-droid ve Amazon AppStore olarak sıralayabiliriz.

Android işletim sistemine ait yüz milyonlarca telefon olduğunu, bu telefonların ise yaklaşık 190 ülkede kullanılığını düşünürsek doğru fikir ile hazırlanan uygulamanın fark edilmesi çokta zor gözükmemektedir.

Uygulamayı geliştirip yayınlamak istediğimiz Android uygulama paketinin oluşacağını ve bu sayede uygulamalarımızın çalışacağını unutmamamız gerekiyor.

Android Uygulama Kategorileri

Hazırlanan/ geliştirilen uygulamalar Andorid marketlerde belirli kategoriler altında bulunur. Bunlara alt kısımdaki görselden erişebilirsiniz. Sizlerde geliştirdiğiniz uygulamayı bu kategorilerden birinin altına eklemeniz gerekecektir.

Android Geçmişi

Geliştirmelerden bildiğimiz üzere Android işletim sistemlerinin oldukça dikkat çekici kod adları oluyor. Bunları listelersek; Cupcake, Donut, Eclair, Froyo, Gingerbread, Honeycomp, Ice Cream Sandwitch, Jelly Bean, Kitkat, Lolliop olarak sıralanmaktadır.

Bir de bu iştah açıcı kod adlarına istinaden bulunan görsellere göz atalım.

API Level Nedir?

Android sürümlerine verilerin kod adları, platform numaraları ile birlikte bir API Level numarası göze çarpacaktır. Framework sürümleri arttıkça aslında API Level Artışı olmaktadır. İlk sürümden itibaren api level ‘a alt kısımdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Platform Sürümü API Level VERSION_CODE
Android 5.1 22 LOLLIPOP_MR1
Android 5.0 21 LOLLIPOP
Android 4.4W 20 KITKAT_WATCH KitKat ile Giyilebilir Teknoloji Desteği geldi
Android 4.4 19 KITKAT
Android 4.3 18 JELLY_BEAN_MR2
Android 4.2, 4.2.2 17 JELLY_BEAN_MR1
Android 4.1, 4.1.1 16 JELLY_BEAN
Android 4.0.3, 4.0.4 15 ICE_CREAM_SANDWICH_MR1
Android 4.0, 4.0.1, 4.0.2 14 ICE_CREAM_SANDWICH
Android 3.2 13 HONEYCOMB_MR2
Android 3.1.x 12 HONEYCOMB_MR1
Android 3.0.x 11 HONEYCOMB

Android 2.3.4

Android 2.3.3

10 GINGERBREAD_MR1

Android 2.3.2

Android 2.3.1

Android 2.3

9 GINGERBREAD
Android 2.2.x 8 FROYO
Android 2.1.x 7 ECLAIR_MR1
Android 2.0.1 6 ECLAIR_0_1
Android 2.0 5 ECLAIR
Android 1.6 4 DONUT
Android 1.5 3 CUPCAKE
Android 1.1 2 BASE_1_1
Android 1.0 1 BASE


Bir sonraki yazımızda (Geliştirme araçlarının kurulumu) görüşmek üzere...

Turhal Temizer

Android Programlama Yazı Dizisi

Merhaba,

Android programlama hakkında yazdığım yazılara/ incelemelere bu başlık altından erişebilirsiniz. Alt kısımda yer alan linkler yeni yazılar geldikçe güncellenecektir.

Android Studio: https://developer.android.com/studio/index.html
JDK: http://www.oracle.com/technetwork/java/javase/downloads/index.html
Yazı Dizisi:

  1. Android Programlama - Başlamadan Önce - 0
  2. Android Programlama - Temeller - 1
    3. Android Programlama - Kurulacak Ortamlar - 2

İyi günler
Turhal Temizer

Salı, Temmuz 26, 2016

Android Programlama - Başlamadan Önce - 0

Bu yazımızda kısaca Android işletim sistemine ve Android Programlamaya başlamak önce temel bilgilere göz atacağız.

Android, tablet, telefon, televizyonlar için hazırlanmış Linux bazlı ve açık kaynak kodlu bir işletim sistemidir. İşletim sistemi Google liderliğinde bir çok şirket tarafından geliştirilmiştir.

Android işletim sisteminde çalışacak olan uygulamalar (application) hazırlamak için Android Uygulama Geliştirme platformlarının kullanılması gerekmektedir.

Android Uygulama Geliştirmesi yapabilmek için temel seviye Java programlama diline hakim olunması gerekmektedir. Uygulamalar Android Studio ile yazılmaktadır. (Eclipse ya da Visual Studio 2015 ile de yazılabilir.)

Android Studio
indirmek için alt kısımdaki adresten yararlanabilirsiniz. https://developer.android.com/studio/index.html . Aklımızda olması açısında IDE java ile hazırlandığı için kurulum esnasında JAVA SDK de kurmak isteyecektir.

İlk yazımızda temel olarak Android işletim sisteminde ve program yazmak için nelere ihtiyacımız olduğuna değindik.

Bir sonraki yazımız olan Android Programlama - Nedir bu Android - 1 içerisinde Android ‘in temel özellikleri ve bugüne kadar çıkmış sürümlerine göz atacağız.

Görüşmek üzere.
Turhal Temizer

Pazartesi, Temmuz 25, 2016

Android - iOS Öğrenme Serileri

Merhaba,

Beni yakından ya da uzaktan tanıyan herkes Microsoft teknolojileri uğraştığımı ve .Net teknolojileri ile uzun süredir program yazdığımı bilir.

Tabii ki son 5 yıldır mobildeki çılgın büyümenin ve bunun karşılığında da Android ve iOS işletim sistemlerde çalışacak programların gereksinimi oldukça arttı. Bende zaman içerisinde mobil programlar hakkında edindiğim araştırmaları ufak öğrenme serileri şeklinde sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bu yazılar da hem Android hem de iOS hakkında olacak. Yazıların başlıklarının devamında kaçıncı yazı olduğunu belirten rakamlar olacaktır.

Yazılarımı ve uygulama denemelerimi Mac OS X El Capitan işletim sistemi desteğinde Android Studio ve xCode ile yazacağım. Zaman içerisinde Xamarin ve Visual Studio 2015 içerisinde yer alan Android SDK ’si ile de örnekler yapmaya çalışacağım.

Umarım hem sizler için hem de benim için yararlı kaynaklar oluşturmayı başarabilirim.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Turhal Temizer

Zaman Yönetimi

Merhaba,
Okumak için yeterince zamanın var mı? Yoksa da oldurmaya çalışmak gerek! Haydi başlayalım...
Not: Yazıda bolca benzetme ve alan değiştirme vardır.

ZAMAN: HAYATİ BİR KAYNAK
Yeterince zamanınız var mı ? Cevabınız kesin bir hayır ise, yöneticilerin büyük bir çoğunluğu ile aynı sınıftasınız demektir. Bu gerçekten ürkütücü, çok nazik bir durumdur. Birden zamanın yeterli olmadığını farkedersiniz. Aslında, hepimizin sahip olduğu zaman aynıdır. Ama bu, pek az insan için yeterlidir. Öyleyse zaman sorunun kendisi değildir. Sorun bizde! Yani sorun ne kadar vaktimiz olduğunda değil, sahip olduğumuz süre içinde neler yaptığımızda.

Eşsiz bir kaynak olan zamanı nasıl harcayacağımıza karar verebiliriz. Tıpkı öteki kaynaklar gibi zaman da çok etkili biçimde değerlendirilebilir veya boşa harcanabilir. Yazar ve danışman danışman Drucker şu gözlemde bulunuyor: “Zamanen az bulunan kaynaktır. Eğer doğru yönetilmiyorsa, hiçbir şey yönetilmiş sayılmaz.” Zamanın yönetimi konusu neden ihmal ediliyor? Çünkü bütün kaynaklar arasında görünüşe göre en az anlaşılan ve en kötü yönetileni zamandır. Paha biçilmez bir değerin kullanımını şansa bırakıyor, kontrol edip planlamıyoruz.

Aslında insan zamanı yönetmez, yönetemez! Çünkü akreple yelkovanın hareketi bizim yönetimimizin dışındadır. Bunlar durmaksızın hareket ederler ve biz ne yaparsak yapalım, zaman önceden kararlaştırılmış bir hızla akıp gider. Mesele saati yönetmek değil, kendimizi zaman içinde yönetebilmektir. Aşağıdaki listede çeşitli zaman tuzakları verilmiştir. Bunlardaki tuzaklardan sizin düştükleriniz mutlaka vardır. Dikkatlice inceleyiniz!.

Pek çok zaman tuzağının kendinizden kaynaklandığını belki de fark ettiniz. Zaman kaybına neden olan belli başlı öğeleri belirtmeleri istendiğinde çoğu yönetici önce, toplantı, ziyaretçi erteleme gibi dış kaynak ve nedenleri sayar. Oysa zaman yönetiminin sorunları içimizdeki düşman! Önceliklerin eksikliği yetki devrinin olmayışı, sürüncemede bırakma, plansızlık vb.

Şimdi kendinize bazı sorular sorun. Zaman tuzaklarından hangilerine siz neden oluyorsunuz? Hangilerini başkaları, dış kaynaklar dış kaynaklar oluşturuyor? Bu dış kaynaklardan hangileri kontrol altına alınabilir, hangilerini ortadan kaldırabilirsiniz? Bu soruları iyice düşünüp yanıtladıktan sonra, zaman kaybı sorununun hem ana nedeninin hemde çözümünün kendiniz olduğunu kabul ediyor musunuz? Öyleyse hiç kuşkusuz daha önce sözünü ettiğimiz sonuca geldiniz.

Yöneticinin Uzun Günü: Araştırmalar kişinin yönetim merdivenlerinde yükseldikçe, saat ve gün olarak daha çok çalıştığını ortaya koymaktadır. Clarence Randall, kendini işe kurban etmeye hazır, tek adam olduğuna inanan yöneticiyi tanıma yollarını şöyle tanımlıyor: Böyle biri, kendini ıstırap ve acıya adamış, sorumluluklarını bilen, feragat etmesi gerektiğine inanan bir kişiliğe sahiptir. Onu üstü kalabalık masasından tanıyabilirsiniz.

Başarısız yöneticilerin bir özelliği de, bunların aile hayatlarından özveride bulunmalarıdır. Genelde ailenin ihmali ve evlilik pahasına işleri yürütmeye çalışmak, iş veriminin düşmesine yol açar.

Zaman yönetiminin efsanevi düsturlarından birisi, insanın ne kadar çok çalışırsa o kadar çok iş başarabileceği şeklindedir.”Çok değil akıllıca çalış!” özdeyişi bu gerçeği yansıtmaktadır. Alında, pek az şey başaran bir yönetici, beceriksizliğini çok çalışıyormuş gibi görünerek dengeleyebilir. Etkili bir planlamayla çalışılan her saat, uygulamadaki kişiye üç yada dört saat kazandırıyor ve daha iyi sonuçlar sağlıyorsa, yöneticiler, iyice düşünüp taşınılmadan hiçbir işe başlanmasına izin vermemelidir. Planlama zaman almasına rağmen, sonunda vakit kazandırır ve daha iyi sonuç getirir. Kendine güveni olmayan kişilerin, amaçlarına pek uygun olmayan faaliyetlerde çalıştıkları sık görülür.

Demek ki işi başından aşkın yöneticiler boş zamanlarında ne yapacaklarını bilememekte. Bir psikolog işin insanın yaşamak için yaptığı değil fakat yapmak için yaşadığı bir şey olduğunu söylüyor.

KENDİNİZİ NASIL YÖNETİRSİNİZ?
Kendisine zaman yönetimi hakkında felsefesini özetlemesini istenen bir zat,: “zaman sana ait bir şeydir,”cevabını verdi.”Onun sana hükmetmesini izin vermemeli sen ona hükmetmelisin kendine hükmedemezsen zamana da hükmedemezsin.””insanoğlu doğayı kontrol edecek kadar akıllı ama kendini kontrol edemiyor. Gerçekçi bir öz değerlendirme kolay değildir. Kişi kendini içinde bulunduğu durumda ne kadar güvensiz hissederse bu analizden o kadar kaçınır.

Zaman Çizelgesi: Zamanı bir programa bağlamaya çalışan yöneticiler bu programı uygulayamadıklarını görmüşler.”Zamanın programlanması zorunludur. Çünkü başkalarının deneyimlerine bakarak bazı alışkanlıklarımızı değiştirmek son derece güçtür.

Sürüncemede Bırakmak: Alışkanlıklardan vaz geçebilmek için öz disiplin ve kararlılık gereklidir. Bir yönetici:sürüncemede bırakma huyunun kendisini neredeyse tuzağa düşürüp boğmak üzere olduğunu anlayıp savaşı şu basit kurallarla kazanmış:

1.Sürüncemede bırakma huyunun sizi felce uğrattığı alanı bulun ve onu fethedin.
2. İşleri önem sırasına göre düzenleyin ve sorunları sırayla halledin.
3.Kendinize zaman sınırları koyun.
4.Zor sorunlardan kaçmayın
5.Mükemmellik arayışınızın sizi felce uğratmasına izin vermeyin. Emin olana kadar her şeyi ertelerseniz hiçbir şeyi başaramazsınız.

NEDEN PLANLAMA
Meşgul olmaktan daha kolay hiç bir şey yoktur, ama hiç bir şey verimli olmaktan daha güç değildir. Yöneticinin en zor görevi düşünmektir ve onlar bu görevi genellikle ihmal ederler. Bernard Baruch şöyle der “Bildiğim bütün yenilgiler, işlediğim bütün hatalar, özel yaşantılarda ve iş hayatında gördüğüm bütün budalalıklar, düşünmeden yapılan işler sonucudur”

Yönetim planlamayla başlar. Planlama; nereye gitmek istediğini ve oraya nasıl gideceğini mantıklı bir biçimde önceden kararlaştırmaktır.

İnsanın doğası planlı davranma kavramıyla bağdaşmaz, çelişir.
Önündeki işin çekiciliğine kapılan yöneticiler olduğu kadar ayakta kalmanın ancak etkili bir planlama ile mümkün olduğunu bilen ve sonuna kadar mücadele eden yöneticilerde vardır.

Zamanları olmadığı gerekçesiyle planlamaya karşı çıkan yöneticiler uzun vadede kazanacakları zamanı ve elde edecekleri yüksek verimi görememektedirler. Greenwalt şöyle der: Planlamada kullanılan her dakika uygulamada üç yada dört dakika kazandırmaktadır.

Aceleciliğin zararları şöyle tanımlanmış; Endişe aslında korkunun bir çeşitidir, yetersizliği farketmektir, buda güvenilir hedefleri ve iyi planları cesaretle düşünecek zaman bulamamaktan ileri gelir. Öte yandan acelecilik yöneticiye konulan zaman sınırlamasının kötüye kullanıldığının bir kanıtıdır.
Bir işi doğru yapmak için zamanınız yoksa düzeltmek için nasıl zaman bulacaksınız? Bir işi doğru yapmakla doğru işi yapmak arasındaki seçim verimli bir yönetici için güç değildir.

KENDİNİ DÜZENLEMEK
Günlük işleri düzenleyebilmeme yeteneğini kazanmanın yanında, yönetim hakkında öğrenmeniz gereken şeyler çocuk oyuncağı gibi kalır.

Yöneticinin verimini artırabilmek için, sesleri denetim altına almak gerekir. Büyük şirketlerde, bundan daha on yıl önce, araştırma ve geliştirme bölümlerini sessiz banliyölere taşımaya başladılar. Özellikle araştırma ile ilgili işlerde sessiz çevrenin önemi büyüktür. Rahatsız koltuklar, loş ışıklar, fiziksel yorgunluğa sebep oldukları için, iş verimini düşürebilir. Çalıma odasının aydınlatılmasında ışık eşit olarak dağıtılmalı, gölge yada yansıma oluşturulmadan masayı tamamen aydınlatmalıdır. Arkalığı olan rahat koltuklar, yöneticinin verimini artırması için yapılabilecek en iyi yatırımlardan biridir.

Dosyalama Sistemi: Kötü bir dosyalama sistemi, çalışanlar için sürekli, sinir bozan birşeydir. bilgi ararken zaman kaybına neden olur. Dosyalama elemanlarının işte bulunmaması durumunda, ortak bir sisteme duyulan ihtiyaç kendisini daha fazla hissettirir.

Uçak ve tren yolculukları, bir yöneticiye rahatsız edilmediği boş bir sure sağlanmalıdır. Küçükyalı ‘da çalıştığım yıllarda, bir trende ne kadar ne türde iş yapabileceğini bulmaya çalıştım Genellikle herkesin sadece bir şeyler okuduğunu, ya da uyuduğunu keşfettim.

Notlarla eli kolu bağlı bir işletmenin atardamarlarını tıkayan gereksiz kağıt akımıdır. Frank Nunlıst, bunu “kağıt ablukası”olarak tanımlıyor

Not denetimi de, form denetimi gibi envanteri gerektirir. Gecen ayın giren ve çıkan notlarını inceleyin. Kaçı gereksizdi?Kaçı daha kısa olabilirdi?Bu size, notlarla harcadığınız zamanı gösterecektir. Birçok yönetici, iş hakkında bir not yazmaktansa, o işi yaparak daha iyi çalıştığını keşfetmiştir.

Genellikle, hızlı okuma, kötü alışkanlıklarını yokederek, yerine iyi alışkanlıklar da kazandırmaktadır. Daha hızlı okuma için şu temel kuralları siz de uygulayabilirsiniz.

1.Her satır okurken başınızı soldan sağa çevirmeyin
2.Sözcüklerı okurken ağzınızı oynatmayın, ya da yüksek sesle söylemeyin.
3.Tekrar tekrar okumayın.
4.Okuma açınızı genişletin. her yeni satıra geçişte, tek tek sözcüklerle değil sözcük gruplarına bakın.
5.Kenardaki boşluklarla gözünüzü oyalamamak için, okumaya her satırın ikinci ya da üçüncü sözcüğüyle başlayın.

Anlayıp anlayamadığınızı ölçmek için kendinize, az önce okuduğunuz bir konu üzerinde birisine sorular sordurun. Bunu yapmanın daha iyi bir yolu da özellikle bu beceri üstüne hazırlanmış kitaplardan birini okumaktır. Bu kitaplarda, konuya ait testlerde vardır.

Seçici Okuma: Seçici okumanın üç genel kuralını şu şekilde açıklayabiliriz:
1. Kitabı okumadan önce içindekiler bölümüne bir göz atın.
2. Sonra onu baştan aşağıya çabucak bir gözden geçirin(örneğin 1 saat kadar) böylelikle yazarı ve üslubunu tanımış olursunuz.
3. İlgilendiğiniz konuları içerdiğini düşündüğünüz bölümleri dikkatle okutun.

KESİNTİLERİN ORTADAN KALDIRILMASI
Bir davranışın belirli bir kuralın çiğnenmesi olduğunu kabul etmek sorunu çözmez. Bu kuralın neden çiğnendiğini bulmakta gerekir. Aşırı çalışan gereğinden fazla ayrıntıyı sırtında taşıyan bir yöneticiye bütün bunları kendi hatası yüzünden olduğunu söylemek yetmez. İçinde bulunduğu güç durumu oluşturan marazi işlemi anlamaz ve bu, işlemin ilk belirtilerini fark etmeyi öğrenmezse kendini tekrar buna benzer güç durumlar içinde bulması kaçınılmaz olur.

Ziyaretçiler: Bir ziyaretçinin önemli bir iş için gelip gelmediğini bilmemek kapının pek çok açılıp kapanmasına yol açmaktadır.

Sekreterinize/ yardımcınıza/ arkadaşlarınıza randevuları düzenleme sorumluluğu verin. Belirli kabul saatleri koyun ziyaretçilerle önce sekreteriniz konuşsun. Astın odasına siz gidin. Ziyaretçilerle odanızın dışında buluşun. Ayağa kalkarak konuşun. Sekreterinizin ziyaretleri denetlemesini sağlayın. Ziyareti zamanla sınırlayın. Belirli aralıklarla düzenli olarak buluşun.

Telefon: Ne gariptir ki zaman kazandıran en etkili aletlerden biri olan telefon aynı zamanda en büyük zaman tuzaklarından birisidir. Bu kadar yararlı bir araç neden kötüye kullanılmaktadır?Neden pek çok yönetici telefona hükmedeceğine onun kölesi haline gelir?

Hiç kimse bir doktor yada operatörden muayene yada ameliyat sırasında telefonlara cevap vermesini beklemez. Hiçbir jüri üyesi mahkemede iken telefonlara cevap vermez, hiçbir profesörden ders sırasında telefona cevap vermesi istenmez. Öyleyse yöneticilerden neden hep telefonun başında ve arayanın emrine amade olması bekleniyor.

Toplantılar: Neden grup toplantıları sorunları çözmede etkili olamaz bunun hem pratik hem de psikolojik pek çok nedeni vardır. Grup büyüdükçe bireyler arası iletişimi sağlamanın güçleşmesi bu nedenlerin başında gelir. Grup büyüdükçe toplantıya katılanların fikirlerinden yararlanma şansı azalır. Yönetici toplantıyı bitirememe durumunda kalır ve sorunlar çözülemez .

Aslında alışılmış toplantılardan önce genellikle ayak üstü konuşmalar yapılır, böylece konuşulacak olan meseleler hatırlanmış düşünceler tazelenmiş olur. Sorunu önceden tartışmak herkese konu üzerinde düşünme olanağı verir. Böylece toplantıya getirilmiş yeni fikirlere ve ciddi kararlara hazır olarak gelinir.

Bir toplantı sırasında zaman kaybetmek toplantıya zamanında girmemekle başlar. Bu sık sık şikayet edilen ama düzeltilemeyen bir hata olup bu konuda bir şeyler yapılması hiçte zor değildir.

Toplantının başında olan yönetici disiplinsiz kişilerin gruba yön vermesine izin verirse toplantılar asla zamanında başlamaz. Elbette vaktinde başlanılan bir toplantıya geç kalanlarda olacaktır. Toplantıyı zamanında bitirmek de önemlidir. Katılanlar başkanın toplantıyı zamanında bitirmekteki kararlılığını görür görmez kendilerini toparlayacak ve konuyu saptanan zamanda görüşeceklerdir.

Toplantıdan sonra en fazla zaman kaybettiren şeylerden biri alınan kararların tek tek yazılmamış olmasıdır. Başka bir zaman tuzağı da köyü yazılmış notlardır.

KARAR VERMEK
En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır!” diyor Charles Flory. Endişe o kadar yıkıcı bir şeydir ki, kişiyi daha günlük işlerine başlamadan yorar. Asıl kabul edilmesi zor olan, kötü bir kararın, hiç karar vermemekten daha iyi olduğudur.

Hata Yapma Korkusu: Haklı olmaktan sonra, en iyi şey haksız olmaktır; çünkü eninde sonunda bu sonuca varırsınız .Doğruyla yanlış arasında gidip gelirseniz tereddüde düşer hiçbir yere varamazsınız ama kesinlikle yanılıyorsanız doğru düşünmenizi sağlayacak bir olayla karşılaştığınız için kendinizi şanslı saymanız gerekir.

Bir hatanın sonuçlarından korkuyorsanız çekingen biri sayılırsınız. Her kararda risk vardır. Risksiz karar olmaz. İleri görüşlü şirket yönetimi risk alma işini destekler. İş hayatında en büyük kayıplardan biri yenilgi korkusuyla karar vermektir. hiç hata yapmayan kimse değerli ve işe yarar birşey de yapmıyor demektir. Hiçbir hata yapmayan bir işletme ya riski göze almıyordur yada ölüdür. Önemli olan hatalar değil onlardan alınan derslerdir.

Zaman Kullanımı: Karar açısından zamanın yönetimi çok önemlidir. Zaman sınırlaması konulmuş bir iş daima hızlı bitirilir. Zaman sınırlamaları mantıklı ve adil oldukları sürece iyi sonuç verirler.

İşe bitiş süresi koymanın en büyük sorunlarından biride gerçekçi olmayan zaman tahminleridir.

Turhal Temizer

Pazar, Temmuz 24, 2016

USB & Flash Bellek Formatları

Hangi dosya sistemini seçmeli?

Windows 7'de en fazla dört farklı dosya sistemi göreceksiniz: NTFS, FAT, FAT32 ve exFAT. Eğer sürücünüz 32 GB'dan büyükse FAT ve FAT32 seçenekleri görünmeyecektir. Peki bu dosya sistemleri arasında ne farklar var ve hangisini tercih etmeli?

Karşılaştırma: NTFS, FAT ve FAT32 karşısında ne sunuyor?
- 4GB'dan büyük dosyaları okuyabilme ve yazabilme.
- 32GB'dan büyük bölümler oluşturabilme.
- Dosyaları sıkıştırarak alan kazanabilme
- Daha iyi boş alan yönetimi, dolayısıyla daha az parçalanma
- Büyük sürücülerde büyük kümelere izin verir, dolayısıyla daha az alan kaybı yaşanır
- Dosya ve klasörlere izinler tanımlanabilir (Profesyonel Windows sürümünde)
- EFS (Yalnızca Profesyonel Windows sürümünde) ile anında şifreleyebilme

Karşılaştırma: FAT ve FAT32'nin NTFS'ye göre hangi avantajları var?
- Neredeyse tüm işletim sistemleri ile uyumlu
- USB sürücüsünde daha az yer kaplar
- Daha az yazma işlemi, dolayısıyla daha hızlı ve daha az bellek kullanımı

Karşılaştırma: exFAT'ın FAT ve FAT32'den üstün yönleri
- 4GB'dan büyük dosyaları okuyabilme ve yazabilme
- 32GB'dan büyük sürücü bölümleri oluşturabilme
- Daha iyi boş alan yönetimi, dolayısıyla daha az parçalanma

Yapısı nedeniyle FAT ve FAT32, 32GB'dan küçük sürücüler ve 2GB (FAT) veya 4GB'dan(FAT32) büyük dosyalar kullanmayacağınız ortamlar için daha uygundur. Başka bir deyişle, 60GB'dan büyük herhangi bir sabit disk NTFS ile biçimlendirilmelidir.

NTFS'nin çalışma biçimi nedeniyle kapasitesi 32GB'dan büyük olsa dahi flash sürücüleri için önerilmez. İşte burada exFAT devreye giriyor: exFAT, FAT'ın küçük ve hızlı olma özellikleriyle NTFS'nin büyük dosya boyutu desteğini bir araya getiriyor.

Eğer uyumluluk veya hız nedeniyle FAT veya FAT32'den birini seçmeyi düşünüyorsanız, her zaman FAT32'yi seçin (2GB'dan daha küçük bir sürücüye sahip olmanız hariç).