Cuma, Aralık 14, 2007

WPF Mimarisi ve XAML Genel Yapısı

WPF yapısını incelerken genellikle yeni yapılar ve örnekler üzerinde durmaya çalışmıştık. Bu inceleme yöntemimiz temel bilgileri edinme açısından oldukça iyi bir yöntemdir. Fakat WPF mimarisi konusunda yeterince bilgiye sahip olamamamız sonucunu çıkarıyor. C# ve diğer programlama dilleri ile profesyonel uygulamalar geliştirirken arka planda işleyen yapıyı, işlemci çekirdekleri ve Framework içerisinde işleyiş yapısını bilmemiz durumunda daha etkin ve performans açısından başarılı uygulamalar geliştirebiliriz.

Bu yapıyı WPF ile de yapabilmemiz için mimarisinde .NET Framework yapısında yer alan System sınıfından hangi özellikleri kullandığını bilmemiz gerekiyor. Bu özellikleri öğrendikten sonra ise incelememiz gereken başka bir özellik XAML olacaktır. Aslında XAML’ e özellik dememiz anlam kargaşasına sebep olacaktır. Asılında XAML, WPF için formları özelleştirmemize yarayan, uygulamalarımızı eşsiz kılmaya yarayan, çalışırken dâhil ettiği kütüphaneler ile kodlar yardımı ile uzun sürede yapacağımız işlemleri oldukça kısa sürelerde yapmamıza olanak tanıyor.

Bizim yazımızda işleyeceğimiz sıra ise ilk olarak WPF mimarisi daha sonrada XAML’ i tanımak olacaktır.

WPF MİMARİSİ

WPF mimarisini incelemeden önce ilk olarak inceleyeceğimiz sınıfları liste olarak vermek, System sınıfına ait olan alt sınıfların hangilerinin WPF’ i oluştururken etki ettiğini açıklarken bizlere çok daha yardımcı olacaktır.

• System.Object
• System.Threading.DispatcherObject
• System.Windows.DependencyObject
• System.Windows.Media.Visual
• System.Windows.UIElement
• System.Windows.FrameworkElement
• System.Windows.Controls.Control


İsimlerini sıralamış olduğumuz sınıfları incelemeye başlayalım.

System.Object

Object sınıfları nesne tabanlı programlarda sıkça kullanılan bir yapıdır. Öyle ki uygulamalarımızda sıklıkla kullanmış olduğumuz Componentleri hiyerarşik yapısı ile incelememiz gerekirse en üst katmanında Object sınıfının yer aldığı görülecektir. Bunun sebebi geliştirdiğimiz kütüphanelerde aslında geliştirilen bütün yapıların birer nesne olmasından kaynaklanmaktadır.

Nesnesel yapıyı biraz daha açıklamak gerekirse, belirli bir markada arabamız olduğunu varsayalım. Bu arabamızı hiyerarşik olarak incelememiz gerektiğinde bir üst katmanında bize spor veya klasik türde bir araba olup olmadığı sorulur. Bir üst katmana çıktığımızda ise bu artık bir araba değil araçtır ve bize sunulan seçeneklerde uçak, tren, araba gibi seçenekler bulunmaktadır. Bir katman daha üste çıkmamız gerekirse bu katmanda da motor gücü ile veya da insan gücü ile çalışanlar diye bir katman çıkacak. Bu katmanları daha üst taraflarına doğru çıkarmak mümkün fakat en üst katmana çıktığımızda bu bahsettiğimiz katmanların en tepesinde bir nesne katmanı olduğu ve bu katmanın en tepede olduğu görülür. Bizim fiziksel olarak kullandığımız bütün eşyaların aslında atası genel tanımıyla bir nesne(object)’ dır.

WPF de yer alan Object sınıfını da işte bu mantık ile incelememiz daha doğru olacaktır. Uygulamamızda yapacağımız bütün işlemleri bir nesnesel yapı olarak düşünürsek bunların en üst katmanında Object sınıfı yer alacaktır. Object sınıfından türetilmiş olan WPF’ de programcılar açısından tasarım tarafında hangi özelliklerin kullanılacağı uzun tartışmalar sonucunda bulunmuştur. Bu uzun süren araştırmaların sonucunda bizlere, CLR ‘nin güçlü yapısını kullanarak geliştirme yaparken güçlü bir yapı ile yapmak ( bellek yönetimi, hata yakalama, bilinen tipler, vb. ) olanağını tanımışlardır.

Yukarıda basitçe değindiğimiz güçlü programlama yapısını bir şema üzerinde açıklarsak daha da anlaşılır olacaktır. Şema üzerinden yer alan katmanlarda kırmızı ile yer alanlar ( PresentationFramework, PresentationCore ve Milcore) için ayrılmıştır. Bu katmanlarda yer alan Milcore = Yönetilemeyen Bileşen olarak bilinmektedir. Bu durumu WPF’ de ortadan kaldırmak için ise DirectX bileşenleri ile birlikte kullanılarak bu bileşenlerinde kullanılmasına olanak tanınmıştır. Milcore yapısının bu kadar fazla kullanılmaya çalışmasının sebebi ise performans olarak diğer bileşenlere oranla katlarca iyi performans vermesidir.

Şimdi yukarıda belirttiğimiz şemayı görelim.

mak21_1

Yukarıda görmüş olduğumuz şemada hangi katmanlar sonucunda WPF uygulamasının oluştuğunu nesne(object) olarak görebiliyoruz. Ayrıca bu yapı yalnızca WPF’ de değil diğer programlama dillerinde de bilinmesi gereken yararlı bir diyagramdır. Fakat diğer dillerde kullanılan sınıfların isimlerinin farklı olması gayet doğal bir durumdur.

Yukarıdaki mimariyi WPF ile uygulama geliştirirken asla unutmamız gerekmektedir…

System.Threading.DispatcherObject

WPF mimarisinde yer alan nesneler arasında en kritik görevi bulanan nesne(object) diyebiliriz.

Böyle anılmasının sebebi ise Thread işleyiş mantığına sahip olması, DispatcherObject ‘lerin basit sorunlardan ötürü birbiri ile çakışmasını engellemesidir. Çünkü WPF sistemden aldığı mesajları düzenli olarak yeniden sisteme iletmektedir. Bu olayın gerçekleşmesi ise çalıştığı sistemin yine bir Windows ailesine dâhil olmasından kaynaklanmaktadır.

Performans açısından Win32 ailesinden Pump(Pompa) denilen bir yapı kullanılıyordu. Bu sistem Thread ile birlikte çalışarak sistemi hızlandırıyordu. WPF ’de kullanılan yapı ise dispatcher nesneler kullanılarak kullanıcıdan alınan User32 sistem mesajlarını Thread ler ile eşzamanlı performans artışı sağlamaktadır.

Bu yapıda kullanılmakta olan Thread yapısı, gerçek anlamda çift çekirdekli işlemcilerde kullanılmakta olan Thread yapısı arasında oldukça fazla bir benzerlik gözlenmektedir.

WPF uygulamaları ilk gelişim aşamalarında tekli Thread mimarisi kullanılmaktaydı. Fakat böyle bir sistemin kullanılması Windows la birlikte Threadlerin ortaklaşa kullanılacak olması durumuna gelecektir. Böyle bir durumda web üzerinden uygulama geliştirenlerin başlarına sıklıkla gelen Threadlerin görevleri taşıma hatası ile karşılaşılacaktır. İşte böyle bir durumun gerçekleşmesi durumunda bizim uygulamamızı yönetecek olan bir Thread kalmıyor ve non-thread adı verilen “affinitized” model oluşuyor. Thread affinity(benzerliği) ile karşılaşıldığı zaman bizim kullanmış olduğumuz bileşenlerin kullanımı konusunda thread de yapılmakta olan planlamasında benzer tip çakışması oluşması mümkündür. Bu duruma genel olarak Thread Local Store(TLS) denilmektedir. Thread affinity, sayısal thread verilerini fiziksel thread verilerine dönüştürerek işletim sisteminde de kullanılacak olan thread ’ler ile karışmaması hedeflenmiştir.

Bu sistemlerin geliştirilmesindeki en büyük etken uygulamalarımızı çalıştıracak olduğumuz formlar, Internet Explorer gibi uygulamaların single thread affinity(STA) kullanıyor olmalarıdır.

Üst paragrafta anlatmaya çalıştığımız STA yapısını ufak bir örnek ile açıklamaya çalışalım. Açıklamaya çalışacağımız örnek bir dispatch(yönlendirme) üzerine olacaktır. Faremizin bir noktadan başka bir noktaya getirilmesi esnasında yapılan iş ile ilgili mesaj sisteme yüklenmektedir, yüklenmiş olan mesajlarda framework içerisinde yer alan kullanıcı için oluşturulmuş bölümlere bu iş yapıldı emri verilecektir. Elde edilen bu sistem DispatcherObject yardımı ile CLR ‘de STA modeli oluşturulur. Bu yaratılmış bütün işlemlerin sonucunda ise bellekten belirli bir nokta tutulur ve tutulan bu noktaya işlemin gerçekleştirilme süresi eklenerek işlemler sonlandırılır.

System.Windows.DependencyObject

Bu özelliğimiz felsefi olarak WPF mimarisine tam anlamıyla uyan, mimaride yer alan metot ve özelliklerin birlikte kullanılmasını sağlayan bir nesnedir. Özellikleri ve bu özelliklerin alt yapılarını kolayca kullanabilmemize olanak tanımaktadır. Modeli, veriyi ve sistem için bizlere görüntülenebilir ara yüzler sunmaktadır. Bu felsefi yaklaşım hazırlamış olduğumuz efektleri bir özellik olarak başka özelliklere bağlamaya da yaramaktadır. Yani WPF ile aramıza katılan DataBinding özelliği bu nesnemiz yardımı ile kullanılmaktadır.

Sistemin içerisinde yer alan zengin(richer) özellikleri kullanarak sistemde hangi CLR bileşenlerinin kullanıldığını da seçebilmektedir. Ayrıca bu nesnemizde yalnızca tek veriye bağlama işlemi değil, birden fazla bağlama işlemi de birlikte yapılabilmektedir. Microsoft .NET Framework ara yüzünde yer alan INotifyPropertyChange özelliği ile uygulamalarımızı Visual Studio ’nun publish seçeneği yardımı ile yayınladığımızda sorunsuz bir biçimde çalışmasını sağlamaktadır.

DependencyObject ile bizlere kazandırılan bir diğer özellik ise fontların sorunsuz bir biçimde uygulamalarımızda kullanabilmemiz olmuştur. Ayrıca bu özellik ile fontun boyutu gibi özelliklerini DataBinding yaparak otomatik olarak ayarlayabilmemiz mümkündür.

Eğer bu nesne oluşturulmamış olsaydı bizler;

DataBinding işlemlerini yaparken çok fazla zaman kaybedecektik
Uygulamalarımız da oluşturmuş olduğumuz stilleri çok daha zor ve yoğun kod blokları ile oluşturmak zorunda kalacaktık.

Son olarak değineceğimiz özelliği ise Grid elementi olacaktır. Uygulamalarımızda sanki web uygulaması geliştiriyormuşuz gibi parçalara bölmemizi sağlayan bileşende bu nesnemiz yardımı ile bizlere sunulmuştur. Bu bileşenin en büyük yarayı satır ve sütunların boyut değerlerini otomatik olarak ayarladığımızda yağmış olduğumuz uygulamanın ekran genişliğinden oluşabilecek çirkin görünüm sorunlarını ortadan kaldırmış olacağız.

Sonuç olarak bu nesnemiz WPF uygulamalarında JavaScript gibi görev görerek kontrolleri daha başarılı bir biçimde kullanmamızı sağlar.

System.Windows.Media.Visual

Sistem ile birlikte çalışarak piksellere nelerin çizileceğinin belirtildiği nesnedir. Visual sınıfıyla miraslaşarak oluşturulmuştur. Uygulamamızda yapacak olduğumuz çizim, animasyon, transform gibi işlemleri gerçekleştirebilmemiz için gerekli olan bir nesnedir. Visual ile tasarılarımız ışık özellikleri ile desteklenmiş ve büyülü gibi gözüken bir geliştirme olanağı sunmaktadır.

WPF ile gerçek zamanlı uygulamalar geliştirecek yazılımcılar için ise iki tür alt sistem ile bağlantı sağlanarak bu olanak sağlanmıştır. Bunlardan birinci yönetilebilir API ’ler ikinci ise Milcore olan yönetilemeyen yapılardır. Fakat milcore ’larında DirecxT ile ilişkilendirilerek yönetilebildiğinden bahsetmiştik.

Yönetilebilirlik kavramı pointerlar yardımı ile bellekte yer tutarak işlemlerimizi yapmaktadır.

WPF ile programlama yaparken, Visual(görüntüsel) unsurlar yardımı ile oluşturduğumuz tipler durumuna getirilir. Bu tipler arka planda dağınık bir yapıda bulunmaktadır. Visual elementi bu dağınık yapıları belirli protokollere göre düzenleyerek daha en uygun bir tipler topluluğu ile bizler yardımcı olur.

Şimdi bu protokol yapısına bir göz atalım ve yapıyı açıklamaya çalışalım.

mak21_2

Yukarıda vermiş olduğumuz mimaride sol tarafta yer alan piramit kullanıcı tarafından yapılmış olan tasarımı, sağ tarafta yer alan tasarım ise Visual sınıfı ile düzenlenmiş(render) tasarımdır. Visual sınıfı tarafından düzenlenmiş olan tasarım yüksek hızda yenilenebilirlik özelliğine sahip olmakla birlikte XAML olarak oluşturulduğu için sistem tarafından kodların çağırılması aşamasında da uygulama performansı sağlamaktadır.

Grafikler için oluşturulmuş olan arabellek diyagramda mor renkte gösterilmiştir. Dikkat ettiğiniz kadarıyla kullanıcı tarafından oluşturulmuş olan tasarımda iki defa arabellek istendiği halde Visual sınıfı kullanılarak oluşturulmuş tasarımda yalnızca tek bir arabellek yeterlidir. Bu da işlemcileri ve grafik sistemlerini en çok zorlayan görüntüsel öğeleri çok daha hızlı bir biçimde yapabilmemiz anlamına gelmektedir.

WPF ’te “painter’s algorithm” boyama ve çizim algoritması kullanılmaktadır. Bu algoritma sayesinden ekran üzerindeki pikselleri kullanırken en doğru noktalar seçilerek işlemlerimiz yapılır. En doğru noktanın seçilmesi dışında User32 ve GDI sistemden çağırılarak kullanılmasından ötürü işlem performansı ve en uygun piksel seçimi de oldukça iyi bir şekilde yapılmıştır.

İlk zamanlarda kullanmış olduğumuz çizim sistemleri DrawLine/DrawLine biçimindeydi. Bu tip modeller veriler ile kullanıldığı zaman bölüm işlemi sonucunda tanımsız değerler verebilmekteydi. Yeni sistemde ise veriden alınan model – new Line()/new Line() biçimine dönüştürülmüştür. Bu kompleks yapı yukarıda belirtmiş olduğumuz sorunları bizlere yansıtmadan işlemlerini tamamlayabilmektedir. Kısacası Drawing işlemleri de iyileştirilmiştir.

Son olarak değineceğimiz özelliği ise geliştirici ile tasarımcı arasındaki etkileşimin artmasıdır. Bu etkileşimi ufak bir örnekle açıklamak gerekirse, projeyi isteyen müşterimiz Windows Vista’da görmüş olduğu butonların aynısının yapılmasını istiyor. Bu durumda tasarımcı bu butonları tasarlayarak geliştiriciye vermekteydi. Geliştiricide bu bileşeni uygulamaya entegre etmeye çalışıyordu. Fakat asla tasarımcının tasarladığı kadar mükemmel bir biçimde uygulamamızda gözükmemekteydi. Visual elementi yardımı ile Expression Blend gibi ara programlarla tasarımcılar istenilen bileşeni oluşturuyor. Geliştiricide yaklaşık 5 saniye içerisinde uygulamaya bu bileşeni entegre etmektedir. Bunun sebebi ise tasarımcı ile geliştiricinin farklı yapılar üzerinde işlemlerini yapmalarıydı. İkisi de ortak bir yapı ile çalıştıkları zaman çok hızlı ve istenen işler yapılmış olarak işlerini bitirebilmektedirler.

System.Windows.UIElement

UIElement, alt sistemlerde tanımlanmış olan tasarım, giriş verilerini tutar.

WPF ’in yapısal içeriğini çekirdeğinde barındırır. HTML modellerden alışık olduğumuz formlarda akış yapıları, tablolar gibi modelleri ve hiçbir model yapısında bulunmayan User32 pozisyonlarını bünyesinden barındırmaktadır. WPF ’i açıklarken geliştirici ile tasarımcı ile basit bir şekilde etkileşim sağladığından bahsetmiştik. Bu etkileşimde geliştiricilerinde basit olarak tasarımlar yapabilmesini bu nesnemiz olanak tanımaktadır. Geliştiricinin yapabileceği basit tasarımlar ölçülü ve düzenli tasarımlardır.

Ölçülü(Measure) yapılar bileşenlerin izin verdiği düzeyde yapılmaktadır. Bu izinlerde genellikle boyutlar için verilmektedir. Düzenli(Arrange) olanlarda ise bileşenlerin duracağı yerler gibi özelliklerine izin vermektedir. Ayrıca oluşturulmuş olan alt formların tasarımlarında da belirttiğimiz özellikler taşınmaktadır.

UIElement genel olarak kullanıcıların genel olarak alışık olduğu kısa yolları (CTRL+N yeni bir sayfa açma gibi), grafik olarak daha güzel yapıları tasarlamamız için kullandığımız bir nesnedir.

System.Windows.FrameworkElement

FrameworkElement ‘i iki farklı davranış yapısı ile inceleyeceğiz. Bunlar davranış biçimi ve özelleştirilebilirliktir. Bu iki özellik WPF sisteminde bulunan Framework elementinin davranış yapısına uygun bir biçimde oluşturulmuştur.

FrameworkElement, UIElement ‘in birkaç özellik daha eklenmiş biçimi diye de bahsedebiliriz. Kolay tasarımlara ek olarak eklenmiş olan özellikler;

HorizontalAlignment, VerticalAlignment, MinWidth ve Margin dir. Bu özelliklerin hepsi formun ve form üzerinde yer alan bileşenlerin boyutlarını belirlememizde bizlere yardımcı olan özelliklerdir.

Bir diğer özelliği ise animasyon işlemleri yaparken kullanmış olduğumuz Storyboard ve BeginStoryboard metotlarıdır. Bu özellikler yardımı basit animasyon işlemleri ile birlikte birçok animasyon yapısı birleştirilerek karmaşık ve göze hoş gelen animasyonlarda oluşturulabilmektedir.

DataBinding ’te ailesi de bu nesnemizde yer almaktadır. Genel olarak kullandırdığı DataBinding özellikleri, özellikleri bind(bağlamak) etmek, transform işlemlerinde kullanmak ve oluşturmuş olduğumuz listeleri bind(bağlamak) etmektir.

DataBinding ‘in FrameworkElement yardımı ile kullanıldığı bir diğer alan ise stillerdir. Daha önceden hazırlamış olduğumuz şablonları ve özellikleri yine FrameworkElement yardımı ile kullanabilmemiz mümkündür.

System.Windows.Controls.Control

Adından da anlaşılacağı gibi form üzerinde kullanmış olduğumuz kontrollerin barındırıldığı nesnelerimizdir. Eğer WPF ’i iyi bilmiyorsak ToolBox menüsünden sürükleyerek ulaşabileceğimiz, biliyorsak ise XAML kod tarafında kendimizin oluşturabileceği bileşenlerdir. Peki, bileşenleri barındırıyorsa neden adı Component sınıfında değil diyebilirsiniz. Çokta doğru bir noktaya değinmiş olursunuz. Controls.Control nesnesinin genel görevi kullanmış olduğumuz kontrol bileşenlerinin özelliklerini dilediğimizce kullanabilmemizdir.

Kullanabileceğimiz özelliklerin neler olduğuna göz atarsak;

Foreground, Background, Padding gibi özellikleri dileğimizce özelleştirebiliriz. Bunları daha önceden de dilediğimizce özelleştirebiliyorduk diye bir düşünceye kapılabilirsiniz. Fakat diğerlerinden farklı olarak başka bir kontrolden değerler alınarak yani DataBinding yapılarak kullanabilmemizdir.

En çok olarak özelliği değiştirilen kontrol Button’ dur. Button’ da içerik özellikleri değiştirilerek istenen sonuç gerçekleştirilebilir.

Burada WPF mimarisinde yer alan bütün nesneleri tanımış oluyoruz. Genel olarak neler yapabileceğimizi bir kez daha hatırlarsak; dinamik tasarımlar yapabilmemize artık olanak tanınmakta, sistem yapısında yer alan Thread ’ler ile geliştirdiğimiz uygulamanın performansını en üst düzeye çıkartabilmekte ayrıca da buton gibi kontroller başka bir yerde kullandığımız özellikleri bağlamamıza olanak tanımaktadır.

WPF mimarisinde yer alan nesneleri tek tek incelemeye çalıştık. Bu mimariyi WPF uygulamaları geliştirirken hatırlarsak çok daha başarılı ve istenen düzeyde kaliteli projeler geliştirebilmemiz mümkündür.

WPF mimarisini burada bitirmiş oluyoruz. Şimdi inceleyeceğimiz konu ise WPF ‘de çok önemli bir görevi olan XAML ‘dir. Nasıl bir içeriği olduğunu formlarımızı nasıl ve hangi özellikleri ile özelleştirdiğine değinmeye çalışacağız.

XAML Genel Yapısı

XAML, WPF ’i çok kuvvetli kılan çok geniş kapsamlı bir dil olarak karşımıza çıkmaktadır. XAML dilini incelerken en temel özelliklerini WPF ’te nasıl kullanabileceğimize değinerek öğrenmeye çalışacağız.

Dilin Genel Yapısı ve Akış Kontrolleri

XAML temel olarak UI avantajları .NET Framework programlamasında yer alan bir modeldir. Programlar oluşturulduğu zaman sistemi zorlayan birçok özelliği sayısal veriye dönüştürerek daha az bellek harcayan programlar oluşturmamıza olanak tanımaktadır. WPF dilinde tasarım bölümünde kullanmış olduğumuz bir dildir.

XAML, XML dilinin daha genelleştirilmiş hali gibi görülebilir. Oluşturulan dosyaların uzantıları, .xaml ‘dir.

İlk XAML örneğimiz için bir buton oluşturacağız. Bu oluşturacağımız buton içerisinde .NET Framework kütüphanesi içerisinde hazırlanmış olan sınıfları kullanmaktadır.

XAML
<StackPanel>
   <Button Content="Click Me"/>
</StackPanel>

XAML Object Elements

XAML bünyesinde yer alan Object Elements sınıfı içerisinde yapılar, özellik olayları ve XML temel yapısı ile birlikte CLR yapısı da yer almaktadır.

XAML ’de object elementlerimiz iki türlüdür. Bunlardan birincisi, <StackPanel>(tagları kapatma işlemi yapılması gerekiyor.) şeklindedir. Taglar işlem bittikten sonra tekrar / koyularak kapatılır. İkincisi ise açtığımız tagın içerisinde işlemimiz biter bitmez kapatmaktır.Örnek olarak <Button /> gösterilebilir. Bu iki yapı ile WPF uygulamalarını XAML ile istediğimiz biçimde özelleştirebiliriz.

Attribute Syntax

XAML ‘in içerisine bazı özellikler bağlanmıştır. Bağlanan bu özelliklere genel olarak Attribute denmektedir. Kullanım şekilleri ise standart özellik kullanımı ile aynıdır. Yani geliştiricilerin alışık olduğu dil yapısından bir farkı yoktur.

XAML
<Button Background="Blue" Foreground="Red" Content="Bu bir buttondur..."/>

Property Element Syntax

Bu özellik ObjectElements ve Attribute Syntax yer alan özelliklere kıyasla bir öncekinden referansla hareket ederek istenilen işlemleri yapmaktadır. Genel sonuç olarak birbirinden farkı olmasada kod yazımı açısından belirli bir fark göstermektedir. Bu farkı aşağıdaki örnek kodumuzda ayrıntılı bir biçimde göreceğiz. <TypeName.Property> şeklinde kod tarafında kullanılır. Bu tür yapıda kodumuzu yazabilmemiz için kullandığımız kontrolün bir alt özelliğinin olması yeterlidir.

XAML
<Button>
   <Button.Background>
      <SolidColorBrush Color="Blue"/>
   </Button.Background>
   <Button.Foreground>
      <SolidColorBrush Color="Red"/>
   </Button.Foreground>
   <Button.Content>
      This is a button
   </Button.Content>
</Button>

XML ’den alışık olduğumuz yorum artışı bölümüne temel olarak aynıdır. Kullanacağımız özelliği <TypeName.Property >biçiminde belirtip, Property bölümüne istediğimiz özelliği seçerek işlemlerimizi yapabiliriz.

Property ve Class İnheritance(Miraslama)

XAML verileri ile oluşturulmuş olan özellikleri miraslama yöntemi ile WPF elementlerinden kullanabilme olanağı vardır. Örneğin, Background özelliğini Button sınıfında tanımlamış olalım. Daha sonra bu özelliği başka yerlerde de kullanmak istiyoruz. İşte bunu yapabilmemiz için miraslama yöntemini kullanarak istediğimiz kontrole tanıtmamız yeterli olacaktır.

Referans Değerler

XAML ile formumuzda dinamik olarak işlemler yapmamız gerekebilir. Bu işlemleri de gerçekleştirebilmek için ilk olarak bağlama işlemi daha sonrada tekrardan oluşturduğumuz kaynağı çağırmamız gerekecektir. Bu işlemleri gerçekleştirebilmemiz için gereken özellikler Binding ve StaticResource & DynamicResource ‘dir.

Binding yapılan verileri daha sonradan çağırmak istediğimizde “{…}” süslü parantezler içersine yazılarak bağlanan veriyi çağırabiliriz.

Şimdi bu binding ve çağırma işlemini bir örnek üzerinden gösterirsek çok daha açıklayıcı olacaktır.

XAML
<Page.Resources>
   <SolidColorBrush x:Key="MyBrush" Color="Gold"/>
   <Style TargetType="Border" x:Key="PageBackground">
      <Setter Property="Background" Value="Blue"/>
   </Style>


...

</Page.Resources>
<StackPanel>
   <Border Style="{StaticResource PageBackground}">


...

   </Border>
</StackPanel>

XAML Content Property Değerleri

XAML ’de ağaç yapısı ile özellikleri kullanabilmemizin dışında, kullandığımız kontrolün içersinde de kullanabilmemiz mümkündür.

Örnek kod yapıları ile bu özelliği incelemeye çalışalım;

XAML
<Button>Ben
   <Button.Background>Blue</Button.Background>
   Mavi button</Button>

Sıklıkla kullanılan XAML özellikleri yukarıda incelediklerimizdir. Bu özelliklerin dışında birçok özellik daha bulunmakta, fakat bunların büyük bir kısmı genellikle kullanılmamaktadır. Kullanılmayan bu özellikleri daha sonraki makalelerimizde kullandıkça yavaş yavaş açıklamaya çalışacağız.

Bu yazımızda nelere değindiğimize kısaca bir hatırlamak gerekirse; İlk olarak WPF mimarisini oluşturan nesneleri ayrıntılı bir biçimde açıklamaya çalıştık. Açıklarken de neden geliştirildiklerine temel olarak değinmiş olduk. Daha sonra bu mimaride sıklıkla adı geçen form tasarımlarını özelleştirebileceğimiz, kodlarla uyum içerisinde çalışabilen bir dil olan XAML ’in en temel özelliklerini açıklamaya çalıştık. Açıkladığımız bu özellikleri de basit kod örnekleri ile pekiştirerek yazımızın sonuna geldik.

Bir sonraki yazımızda görüşünceye dek esenlikle kalın.

İyi çalışmalar…

Turhal TEMİZER

Çarşamba, Kasım 28, 2007

Seminerler

Merhabalar;

Geçen hafta benim için oldukça yoğun bir haftaydı. 5 gün içerisinde 4 seminer verip 3 il değiştirmem gerekti.

Seminerlerin ilkini Trabzonda gerçekleştirdim.20 Kasım 2007

Bu seminerin konusu Windows Presentation Foundation & Microsoft Silverlight idi.

Daha sonra 21 Kasım 2007 tarihinde Ankara'da ;

Java ile Terminal sistemlerinden Client tarafının programlanması ve geliştirilmesi ile ilgili 2 saatlik bir seminerim oldu.

Oradan İstanbul'a geçerek 24 Kasım 2007 tarihinde C#Nedir? ailesi ile birlikte Microsoft Türkiye'de bir dizi seminer düzenledik.

Bu seminerlerde benim anlattığım konular.

Windows Presentation Foundation ve Windows Workflow Foundation 'du.

Bu iki sunumun ardından seminer programını sonlandırmış oldum. Gerçekten çok yoğun ve baskı dolu haftaydı.

İstanbul'daki seminerden resimleri aşağıda bulabilirsiniz.

Sunumlarıda daha sonradan blogda sizlere sunuacağım...

 100_3602100_3601_Edits100_3722 n570383648_250787_1763 100_3790 100_3609100_3785 100_3599 100_3664 100_3686 100_3842 100_3759 100_3771 100_3835 100_3825 100_3628 100_3649

Daha sonraki seminerlerimizde bulunmanız dileğiyle...

Bilgisayar Ağları Dersinin Bildirisi

Görüntülü Toplantı(Video Konferans) Nedir?

2televizyon Video konferans, farklı noktalardaki insanların bir araya gelerek yüz yüze görüşmek için birçok soruna katlanmak yerine, ofisinden diğer ofisteki insanlarla gerçek zamanlı olarak toplantı, eğitim, konferans yapabilme imkânları sunmaktadır. Diğer ofis ve şube çalışanları ile karşılıklı olarak tartışabilme, ortak çalışma ve veri paylaşımını (sunum yapma, teknik çizimler, bütçe dosyaları, …) yapabilmektedir. Hatta ortak çizim veya uygulamayı karşılıklı olarak kullanabilmektedirler. Katılımcılar, mikrofon ve kamera vasıtasıyla diğer noktalarda bulunan insanlara kendilerini ifade ederken, karşıdan gelen görüntü ve sesi almak için televizyon veya bilgisayar monitöründen faydalanmaktadırlar. Video konferans, yüz yüze görüşme konforunun çeşitli cihazlarla icra edilmeye çalışılan bir şeklidir.

Görüntülü Toplantının Cazip Yanları

    Farklı şubelerde bulunan yöneticilerin toplantı amacıyla merkeze gelmesi ile oluşan zaman kaybına son veriyor. Takım çalışmasını pekiştiriyor. Video konferans sayesinde anında toplantı yapabilme imkânları doğmaktadır. Dolayısıyla çok hızlı kararlar verme imkânları sunuyor. Yöneticiler ile anında iletişim imkânı sayesinde, üretkenlik artarak, kilit nokta da (şirket yöneticileri, firma içinde başarılı personel) bulunan insanların üretkenliği artmış olacaktır. Toplantı yapabilmek amacıyla katlandığı birçok zahmetten kurtulan yöneticilerin moral bakımından çöküntüye uğramaları daha aza inecek. Araştırmaların da gösterdiği gibi seyahat harcamaları firmalara büyük bir külfet getirmektedir. Video konferans sayesinde seyahat harcamaları şaşırtıcı derecede azalacak. Mobiliteyi artırır. Bu sayede yer ve mekan bağımlılığı ortadan kalkarak farklı noktalardan toplantılara katılabilme imkanı doğmuş olacak. Hatta elde taşınan dizüstü bilgisayarlar sayesinde, toplantı yapabilmek için mekana bağımlılık da ortadan kalkmaktadır. Video konferans daha verimli toplantılar sağlayacak, bunun yanında kısa zaman diliminde daha fazla toplantı yapabilme imkânı doğduğu için, zaruretten dolayı yapılamayan toplantıların yapılabilmesi imkanı doğacak. Maliyet ve zaman sorunları sebebiyle toplantıya iştirakler mümkün olduğunca asgari seviyede tutulmaktaydı. Video konferans, maliyet ve zaman sorununu en aza indirdiği için daha yüksek katılım ile toplantı düzenleme olanağı sağlıyor. Aslında firmalar, toplantı amacıyla farklı şehirlere değerli çalışanlarını göndererek kaza riskini de göze almış oluyorlar. Video konferans sistemi sayesinde seyahat zorunluluğu ortadan kalktığı için yönetici kademesinin güvenliğini de artırmış oluyoruz. Firma bazında çalışanlara yapılacak eğitimde, Video konferans sisteminden faydalanarak, eğitim giderlerini çok ucuz ve daha sıklıkla imkan sağlanacak.

Görüntülü Toplantı'nın Kullanıldığı Alanlar  

    videokonf Uzaktan eğitim amaçlı çalışmalar. Uzak noktalarda bulunan insanlarla toplantılar Sağlık ve tıp alanında kullanım; bilgi paylaşımı. 'Dünyanın herhangi bir noktasında ilk defa gerçekleştirilen bir ameliyatın başka bir noktadan etkileşimli izlenebilmesi gibi.' Gözetim alanları(Mağaza,Havalimanları vs.) Bankacılık Sigortacılık.'Ekspertiz kaza yerindeki aracın yanında merkezle irtibat kurarak hasar tespitini direk merkeze ulaştırabilir'. Görüntülü telefonlar

Veri Hatları

Video konferans sistemleri genellikle ISDN ve IP hatları üzerinden olmak üzere iki farklı şekilde taşınabiliyor. Ayrıca bu hatları birbirine dönüştüren üniteler(Gateway) de bulunmakta. Böylelikle ister ISDN olsun ister IP olsun, her türlü arama yapılabilmekte.

    ISDN Üzerinden:
    Avrupa'da oldukça yaygın bir şekilde bulunuyor. Hatta herkesin kartvizitinde e-mail adresi bulunması nasıl doğal bir hal aldı ise, yaygınlaştı ve kullanılmaya başladı ise, dünyada ISDN numarası kartvizitlerde yavaş yavaş yerini almaya ve kullanılmaya başladı bile. Kartvizitlerde yazan ISDN numarasının anlamı, kartvizit sahibine kartvizitte yazan numarayı çevirerek kontak kurup, kart sahibi ile gerçek zamanlı olarak Video konferans yapabileceğiniz anlamına geliyor. ISDN hatları üzerinden video konferans nasıl gerçekleşiyor? ISDN hattı, görüntü, ses ve veri taşıyabilmesi sebebi ile, veri alışverişi için hem bilgisayarınıza bağlayabiliyor, hem telefon olarak kullanabiliyor hem de görüntü taşıyabiliyorsunuz. ISDN Telekom santrallerinden alınırken, BRI veya PRI olarak alınıyor. Bir PRI, 30 BRI hattının toplamından oluşuyor. Her BRI da 2 kanaldan oluşuyor. Her kanal 64 KB.'lik bir hat hızı sağlıyor. Dolayısıyla 1 BRI size 128 Kb. hız sağlıyor. Video konferans gerçekleştirmek için 3 BRI yeterli oluyor ve kaliteli bir sistem sunuyor. ISDN hatlarla yapılan görüşmelerde ücretlendirme kontör hesabına göre yapılmaktadır. Dolayısıyla veri hatları gibi 24 saat hat kullanımda olsa bile aynı ücret ödenmesi yerine kullanıldığı süre boyunca ödeme yapılıyor. Mesela 3 BRI hattı kullanarak 1 saat yapılan bir video konferans görüşmesi için ödeyeceğiniz ücret, aynı lokasyanla yapacağınız 1 saatlik telefon görüşmesinin 6 katı(1 BRI 2 kanal, 3 BRI 6 kanal) olacaktır. IP Üzerinden:
    Dünyanın en yaygın protokolü olan IP ile Video konferans çözümleri aslında yayılımcılık açısından bakıldığında oldukça avantajlı bir durumda. Çünkü bu protokol, internetin dili durumunda olması sebebiyle artık hemen hemen her ortamda kullanılıyor. IP Protokolü, evimizde kullandığımız telefon hatlarından tutun da, yüksek veri hatlarına sahip olan ATM, Frame-Relay, ADSL, SDSL, Leased Line hatlarına kadar birçok hat üzerinde taşınabiliyor. Yüksek hat hızlarına sahip olan firmalar, video taşıma işini sahip oldukları hatlar üzerinde yapmaktadırlar. Bunun için IP tabanlı bir haberleşmede, şubeleri ile profesyonel bir konferans yapılabilme imkanı yakalanabilmektedir. IP hatları kullanmanın avantajı ise, bu hatların kiralık olması sebebiyle ücretlendirmesi genellikle sabit ve aylık olduğundan, hat ne kadar kullanılırsa kullanılsın ücretlendirme sabittir. Ayrıca bu hatlar üzerinden, ses ve veri taşıma işlemlerinin de yapılabilmesi sebebiyle aynı hattı şubeler arasında haberleşme ve bilgisayarların birbirine bağlanması(network) amacıyla kullanabiliyorsunuz.

Görüntülü Toplantı Türleri

Video konferans türleri iki ana başlık altında bulunmaktadır. Bunlardan birisi oda tipi video konferans, diğeri ise masaüstü video konferanstır. Bununla birlikte bazı çevrelerin konferans türü olarak kabul ettiği, bazılarının kabul etmediği üçüncü bir konferans türü ise internet üzerinden video konferans olup, masaüstü video konferans ile yaklaşık aynı özellikleri taşımaktadır.

Oda Tipi Video Konferans

tektelevizyon Oda tipi olanlarda donanım olarak video konferans cihazı, mikrofon, hoparlör, kamera bulunuyor. Mikrofon çok hassas bir özelliğe sahip olup, oda içersindeki konuşmaları çok rahat bir şekilde alabiliyor. Kamera ise uzaktan kumandalı veya sese duyarlı olmak üzere değişiyor. Kamera, kumanda veya sese dayalı olarak istenilen tarafa dönebilme, büyütme, küçültme yapabilme gibi özellikleri üzerinde barındırıyorlar. Uzaktan kumandalı kameralarda toplantıya katılanlardan bir kişi toplantı esnasında kamerayı uzaktan kumanda ile kontrol edebiliyor. Şayet kamera sese duyarlı olursa, kamera otomatik olarak konuşulan tarafa doğru kendiliğinden çevriliyor. Şayet aynı anda birkaç kişi konuşuyorsa bu kez kamera, masadakilerin tümünün görüntüsünü karşı tarafa ulaştırıyor. Görüntüler, video konferans cihazı vasıtayla dijital paketlere dönüştürülerek diğer uç noktalara ulaştırılırken, aynı olayın tersi bu kez karşı noktadan gelen görüntü ve ses paketlerini bu cihazlar alarak görüntünün kodunu çözüp görüntüyü televizyona, sesi hoparlörden konferans salonundakilere iletiyor. Görüntü ve ses iletimi sırasında hem ses hem de görüntü üzerinde sıkıştırma işlemi uygulanıyor. Böylece hat üzerinde bant genişliği olarak bir tasarruf sağlanmış olmaktadır. Sıkıştırma sayesinde özellikle düşük bant genişliklerinde imkânsız olabilecek Video konferansların gerçekleşmesi sağlanır.

Oda tipi video konferans, birden fazla insanın bir araya gelerek toplantı gerçekleştirmesine imkan verir. Kulanım kolaylığı bakımından düşünecek olursa oldukça basittir. Bir kez kurulumu gerçekleştirildikten sonra, uzaktan kumanda cihazları ile kullanılabilmektedir. Bu konferansa katılanların toplantıyı yürütebilmeleri için ek bir eğitime ihtiyaçları bulunmamaktadır.

Oda tipi sistemlerin pahalı olmasının altında yatan sebep; gerek kullanılan kamera, gerek mikrofon, gerekse diğer cihazlar olsun, masaüstü konferans cihazlarına göre oldukça yetenekli olmasından kaynaklanmaktadır.

Oda sistemlerini kullanmak yoluyla ayrıca internete veya kendi bulunduğunuz ağa görüntü yayınlamanız mümkün olmaktadır. Gerek konferans sırasında gerekse normal şartlarda konferansı ya da kameranın aldığı görüntü ile mikrofonun aldığı sesi yayınlayabilirsiniz. Böylelikle konferansta yer almadan sadece izleyici olarak bir çok katılımcıya ulaşmak mümkün olmaktadır.

Masaüstü Video Konferanskamera ekrandaadam

Masaüstü video konferansta tüm işlemler, masanızda bulunan bilgisayar aracılığı ile gerçekleştiriliyor. Masaüstü video konferans için gerekli olan bileşkeler; bilgisayara takılan bir Video konferans kartı, küçük bir kamera, mikrofon ve video konferans yazılımlarından oluşuyor. Masaüstü video konferanslarda adından da anlaşılacağı gibi, masa başında oturarak diğer insanlar ile karşılıklı toplantı ve görüşmelerinizi gerçekleştirebiliyorsunuz. Dolayısıyla oda tipinde olduğu gibi, birkaç kişinin bir araya toplanarak diğer noktalarda bulunan insanlarla toplantı düzenlemeye kalkışmaları sonucu sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesini imkansız hale getirecektir. Çünkü masaüstü konferans sistemleri, daha çok tek kişinin kullanabileceği bir yapıdadır.

Masaüstü video konferans sistemleri genellikle, masa başındaki kişiye tahsis edilmiş bir sistemdir. Masaüstü video konferanslarda oda tipi video konferans ünitelerinde olduğu gibi; IP ve ISDN üzerinden haberleşebiliyorlar.

Haberleşme işlemini PC sağlıyor. Gidip gelen seslerin ve görüntülerin paketlenmesi, sıkıştırılıp gönderilmesi işlemleri PC üzerinden gerçekleştirilmesi sebebi ile, fazla bir donanım ihtiyacı gerektirmiyor. Encode, Decode işlemlerini bilgisayarınız gerçekleştiriyor. Mikrofon ve kamera oda tipi sistemlere göre oldukça ucuz. Ayrıca görüntüleri göstermek için bir televizyon ekranına ihtiyacınız bulunmamasından dolayı maliyeti oda tipi video konferans sistemlerine oranla oldukça düşüyor.

Masaüstü video konferans sistemleri aynı bina içinde dahi kullanılabiliyor. Bunun ana sebebi ise; yukarıda da bahsettiğimiz gibi maliyetinin oldukça ucuz olması. Masaüstü konferans ünitelerinin ucuzluğundan dolayı sıklıkla tercih ediliyor. Masaüstü video konferans ünitelerinin konforu ( ses ve görüntü kalitesi ) büyük ölçüde, PC' nin işlem gücü, ekran kartı ve bilgisayar ekranının kalitesine bağlıdır.

Çoklu Konferanslar  

4televizyon Gerek oda tipi sistemler olsun gerekse kişisel masaüstü sistemleri olsun aynı anda 2'den fazla noktayla video konferans yapmak mümkün. Ekranı bölmek ya da konuşan kişiyi ekranda göstermek yoluyla ikiden fazla farklı noktanın çoklu konferans yapabilmeleri sağlanabilmekte. Bu işlem için kullanılan MCU (Multipoint Conferencing Unit) adı verilen üniteler kullanılmaktadır. Çoklu konferanslar sayesinde bir video konferanstan beklediğiniz her şeyi ikiden fazla noktaya taşıyorsunuz. Yani yol, zaman gibi kritik konularda elde ettiğiniz kazanç ve bunun yanında oluşan verimlilik ve katılım en yüksek seviyeye ulaşıyor.

Görüntülü Telefonlar 

gtelefon Oda tipi sistemlerin ve masaüstü sistemlerin dışında yeni eğilimler de görüntülü telefonlar. Bir video konferans sisteminden beklenen her şey bu telefonlar ile mümkün olmakta. Masaüstü kişisel sistemlere benzer ürünlerdir. IP ve ISDN çalışabilirler.

Ayrıca görüntülü haberleşme sistemleri devlet ve askeri çözümlerde, farklı standartlarda ve değişik ortam koşullarına uyumlu olacak şekilde hazırlanan özel ürünler kullanılmaktadır. Su geçirmezlik, sarsıntıya dayanıklılık, sıcaklık ve nem önlemi, ...

Pazartesi, Kasım 19, 2007

20 Kasım 2007 KTÜ Seminer

 

n694267761_213508_4388

20 Kasım Salı günü Karadeniz Teknik Üniversitesi İstatatistik ve Bilgisayar Bilimleri bölümünde Yazılım Mühendisinin Yeni Teknelojilere Yaklaşımı konulu bir seminer vereceğim.

Katılmak isteyen arkadaşlar Fen Edebiyat Fakültesi D-203 nolu sınıfa gelerek bu sunumu izleyebilirler.

 

 

İl:Trabzon

Yer:KTÜ/FeF/D-203

Saat:11:30 - 12:00

Seminer ile ilgili dökümanları gelecek yazılarımda vereceğim.

Teknolojide Devrim başladı, farkında mısınız?

Microsoft Seadragon ve Photosynth teknolojileriyle ilgili olarak bu vidyoyu kesinlikle izlemenizi öneririm...

http://www.ted.com/index.php/talks/view/id/129

CodePlex projesi olarak Popfly Gezgini Visual Studio eklentisi

Popfly gezgini http://www.popfly.com üzerinde barındırılan bir uygulama. Popfly gezgininin yeni bir versiyonu ile Popfly kullanıcıları ve web yazılımcılarının Popfly içindeki Silverlight gadgetlarının web sayfalarına eklemelerini sağlayacak.

Visual Studio 2008 ve .NET Framework 3.5

Barcelona'da yapılan TechEd Developer 2007 konferansının açılış konuşmasında Soma ;

Visual Studio 2008 ve .NET Framework 3.5 ürünlerinin Kasım sonuna kadar yayınlanacağını duyurdu. Bu ürünler şu anda RC seviyesinde dolayısı ile önümüzdeki günlerde ürünlerin RTM versiyonları ile birlikte çalışma imkanı bulacağız. Visual Studio 2008 ve .NET Framework 3.5 hem yazılımcıların , hem de yazılım ekiplerinin verimliliklerini arttırarak ; Office ve Windows platformunun bize sunduğu son gelişmelerden faydalanma imkanı sunuyor. Web 'deki gelişmelere paralel olarak Visual Studio 2008 ve .NET Framework'e web uygulamaları geliştirmek konusunda önemli özellikler eklenmiş durumda.

Cumartesi, Kasım 17, 2007

Hayaller Nanoteknolojiyle mi Gerçekleşecek?!

Artık hijyenik çatallar, boyası çizilmeyen arabalar, ıslanmayan kıyafetler ve daha nice yenilikler artık hayallerde değil!

Nanaoteknolojinin Nimetlerine Bir Kapı

Yıllar önce bir odayı tek başına dolduran bilgisayarlar, önce masaüstlerimize, ardından dizüstlerine, şimdilerde de cebimize girecek kadar küçüldüler. Bizleri düşündüren bu değişimin yarını olmalıdır. Neden mi? Çünkü nanoteknoloji ile mikron boyutlarında yapılan çalışmalar hayatımızda gerçekleşen değişimlerin daha hızlı ve daha radikal olmasını sağlıyor. Ayrıca nanoteknoloji, tarımdan tıbba, arabalardan mutfak malzemelerine, kıyafetlerden kokladığımız çiçeklere kadar hemen her alanda günlük hayatımızı da etkileyecektir.

Her geçen gün mikron boyutunda olan gelişmeler sadece bilgisayar sistemleri için geçerli olmaktan çıkmıştır. Arenadaki büyük firmaların yarışı ve bu alana yaptıkları milyonlarca dolarlık yatırımları nanoteknolojinin hayatımızın her alanına girmesini hızlandırmıştır.

Mesela, paranın hiç kullanılmadığı bir sistem düşünelim, bu sistemde kredi kartı yerine nanoteknoloji sayesinde geliştirilmiş ve içinde hemen her bilginin bulunduğu bir kart düşünelim. Örneğin; kişiye ait maaş, birikim, ehliyet, pasaport, kimlik gibi birçok bilginin bu kartta toplandığını varsayalım. Ayrıca bu kartta, kişinin sağlık bilgileri, doktor kontrolleri, geçirdiği cerrahi operasyonlar gibi gerekli bilgiler de olsun. Böyle bir kartın varlığı sadece cebimizde cüzdan taşımamamızı sağlamakla kalmayacak, gerek alışverişte, gerek resmi dairelerde, gerekse sağlık konularında her zaman yanımızda olacak ve hayatımızı formalite veya yapılması zorunlu şeylerden arındıracaktır.

Bu düşündüklerimiz sadece nanaoteknolojinin insan hayatına getireceği kolaylıkları görmemize bir kapıdır ve tabi hayal gücümüzü biraz zorlarsak daha nice senaryolar üretmek mümkün.

Hayallerden Gerçeğe

Her geçen gün hızla ilerleyen teknolojinin sokaktaki insana yansıyan yüzü öncelikle cihaz boyutlarında yaşanan hızlı küçülmelerdir. Hepimizin bildiği gibi ilk bilgisayarlar bir oda büyüklüğünde idiler ama şimdi baktığımız zaman günümüzdeki bilgisayarlar neredeyse bir saat boyuna kadar küçülmüşlerdir. Bir bilgisayarın cebimize sığacak boyutlara getirilmesi elbette çok zor. Ama bu aşamadan sonra işlerin daha da zorlaşacağı kesin.

Nanoteknolojinin küçülmedeki büyük payı bir yana, günümüzde bu teknoloji yardımıyla uzun süre solmayan boyalar, etkisini hızlı gösteren ilaçlar ve daha uzağa gidebilen golf topları gibi şeyler de üretilebiliyor. İlerleyen süreçte ise çok hafif ve dayanıklı olacak nano materyallerle araba, uçak, ve uzay araçları üretilip çok az enerji tüketimiyle daha uzun ve güvenli yolculuklar yapılabilecek. Hatta doğada mevcut birçok yapı kullanılarak insan hayatına kolaylıklar sağlanabilecek. Örneğin; Lotus çiçeği yaprağının hiç ıslanmaması ve kirlenmemesi özelliği keşfedilerek, kirlenmeyen ve ıslanmayan kaşıklar, çatallar ve elbiseler üretilebilecek. Diğer yandan sağlık alanına yönelik olarak yapılacak akıllı nano-robotlar, hastalık teşhisini koymada önemli görevler üstlenecek ve gerektiğinde de hastalıklı bölgelere ilaç vererek tedavi gücünü artıracaklardır.

Otomotiv sektörünün en önemli sorunlarından biri olan araçların üzerindeki boyaların çizilmesi ve kaportaların aşınması sorunu da nanoteknoloji sayesinde çözülebilecek. Aynı teknoloji evlerde kullanılan boyalarda da uygulanabilecektir.

Nanoteknoloji ile işlenmiş gümüş, bakterilerin üremesini engelleyebiliyor yada yaşamlarını zorlaştırabiliyor. Nano gümüş olarak adlandırılan işlem bir aşı görevi üstleniyor ve nano gümüş kaplanan yüzeyler bakterilere geçit vermiyorlar. Asıl uygulama alanları bakterisiz ve mikropsuz ortamların yaratılması. Özellikle hastaneler ve mutfaklar için oldukça faydalı bir buluş olacaktır.

Nano tabanlı projeler arasında bir hafta uykusuz kalabilmesine rağmen yüksek performansından hiçbir şey kaybetmeyen süper askerler, insansız uçabilen ve arıza yaptığında kendini tamir edebilen uçaklar gibi çalışmalar da bulunuyor. Büyük devletler savunma sanayilerinin gelişmesi adına bu gibi çalışmalara yüz milyonlarca dolar aktarıyor.

Yarının Teknolojisine Yatırımlar

Bu konular üzerinde öncülük yapmış Almanya, nanoteknoloji araştırmalarına 1 milyar dolardan fazla yatırım yapmaktadır.

IBM, Fujitsu ve Intel de nanoteknik dahilinde mikroskobik küçüklükte çipler üretmek için çalışmaktadırlar.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Aralık 2003 tarihinde başkan Bush, 2005 yılından başlayarak 4 yıl süreyle nanoteknoloji alanında gerçekleştirilecek araştırma ve geliştirme projelerinde kullanmak üzere 3.7 milyar dolar civarında bir fon ayrılmasını onaylamıştı.

Japonya, ekonomisinin temel dinamikleri elektronik sektörüne dayandığı için nanoteknoloji çalışmalarına Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en çok kaynak ayıran ülkelerin başında gelmektedir.

Başta Çin olmak üzere Rusya ve İngiltere de konunun önemini kavramış ve bu yöndeki çalışmalara kamu bütçesinde yer vermektedirler.

Bu alanda, hükümetin de desteğiyle önemli gelişmeler kaydeden Tayvan, 2012’ye kadar ekonomisinin yüzde 10’unu kapsayacak çalışmalar yapmayı hedeflemektedir.

Gelelim bizim ülkemizin bu teknolojiye yaptığı yatırımlara. Dünya üzerindeki diğer ülkelere baktığımız zaman ülkemizde bu teknolojiye yapılan yatırımın çok büyük olduğu söylenemez. Fakat ülkemiz bilim adamları ve üniversitelerinin kendi içlerinde nanoteknoloji üzerine yaptıkları çalışmalar mevcuttur. 1989 yılından beridir Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü bu konu üzerine yoğun çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca TUBİTAK tarafından hazırlanan Vizyon 2003 programında öncelikli alanlardan biri olarak ele alınmıştır. T.C Savunma Sanayii Müsteşarlığının desteği ile İleri Araştırmalar Laboratuvarı kurulmuş ve günümüzde teknolojinin sınırında çok önemli olan optoelektronik ve elektronik aygıtlar üzerine çalışmalar yapılmaktadır.

NANO TEKNOLOJİ NEDİR?

Nanoteknoloji, maddeler üzerinde milyonda bir ölçeğinden daha küçük boyutlarda gerçekleştirilen işlem, ölçüm, modelleme ve düzenleme gibi çalışmalara verilen addır. Bu teknoloji, atomların tek tek kullanılarak, yalnızca çalışabilen değil, makro dünyada olmayan niteliklere sahip aygıtların üretilmesini ve kullanılmasını da amaçlayan bir alandır. Türkçe’ye “moleküler üretim” diye geçen nanoteknoloji kavramı, son yıllarda çokça adından söz ettirecek boyutlara varmıştır. Nanoteknoloji kavramını ilk defa dile getiren Amerika Birleşik Devletlerin’den Eric Drexler (Foresight Enstitüsü’nün kurucusu), ünlü Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (Massachusetts Institute of Technology - MIT) laboratuvarındaki eğitimi sırasında, biyolojik sistemlerden esinlenerek moleküler makineler yapılabileceğini önermiş ve nanoteknolojinin ilk tohumlarını serpmiştir.

Cumartesi, Kasım 10, 2007

Yeni Microsoft Teknolojileri Etkinliği

buyuketkinlik

C#nedir?com’’dan Büyük Etkinlik!

C#nedir?com ekibinden bir ilk daha! 24 Kasım 2007 C.Tesi günü Microsoft Türkiye sponsorluğunda tamamı ücretsiz bir dizi seminer düzenliyoruz. Tamamını C#nedir?com ekibinde bulunan editörlerin düzenlediği seminer dizisinde yok yok! Microsoft’’un yeni ürünleri ve platformları hakkında güzel ve kapsamlı sohbetlerin ve paylaşımların yapılacağı etkinliğe katılmanız için yapmanız gereken tek şey C#nedir?com üyesi olmanız ve katılmak istediğiniz sunumlara kayıt olmanızdır.

Etkinliğin ana konusu Microsoft’’un yeni geliştirme platformları olacaktır. Etkinlikte Microsoft’’un Şubat 2008’’de lansmanını yapacağı ürünler de bulunmaktadır. Öncelikle C# 3.0, LINQ to SQL gibi konular ele alınacak, ardından Microsoft’’un .NET 3.0 platformu ile birlikte sunmuş olduğu, WPF (Windows Presentation Foundation) altyapısı, WF (Workflow Foundation altyapısı) ve WCF (Windows Comunication Foundation) altyapıları ile ilgili ayrı ayrı sunumlar yer alacak. Ayrıca Microsoft’’un görsel web medyasına giriş yaptığı ürünü Silverlight da etkinlikteki sunumların arasında yer alıyor. Son olarak Microsoft’’un SQL Server 2005’’ten sonra çıkaracağı ilk veritabanı yöneticisi olan SQL Server 2008(Kod Adı : Katmai) ile ilgili Oğuz Yağmur’’un bir sunumu olacaktır.

Geleceği şimdiden görmek isteyen ve yatırımları gelecekteki platformlara göre yapan kişilerdenseniz bu büyük etkinliği kaçırmayın.

Önemli Not : Etkinliğe katılan kişilerin giriş, orta yada ileri düzey C# ve .NET bilgisine sahip olması beklenmektedir.


Etkinlik Takvimi


C# 3.0 ile birlikte gelen yeniliklerin de anlatılacağı etkinliğin ana konusu "Yeni nesi Microsoft Teknolojileri" olacaktır. Özellikle veri tabanı ve yazılım tarafındaki geliştiricilerin en çok merak ettikleri konular ele alınacaktır. Detaylı etkinlik takvimi aşağıda belirtilmiştir.

Saat Sunum Konusu Konuşmacı
09:00-10:00 C# 3.0 (Dil Yenilikleri) Sefer Algan
10:00-11:00 LINQ to SQL Oğuz Yağmur
11:00-11:15 Ara  
11:15-12:00 WPF (Windows Presentation Found.) Turhal Temizer
12:00-13:00 Silverlight Çiğdem Çavdaroğlu
13:00-13:45 Ara  
13:45-14:45 WF(Workflow Foundation) Turhal Temizer
14:45-15:45 WCF(Windows Comunication Foundation) Burak Selim Şenyurt
15:45-16:00 Ara  
16:00-16:15 Bunları biliyormuydunuz? (Süpriz içerik) Sadun Sevingen
16:15-17:15 SQL Server 2008 (Katmai) Oğuz Yağmur
17:15-17:30 SORU - CEVAP Oturumu Tüm Ekip
Etkinlik Yeri : Barbaros Plaza, Microsoft Türkiye Seminer Salonu Dikilitaş - İstanbul

Etkinlik Tarihi : 24 Kasım 2007 C.Tesi

Konuşmacılar


Etkinlik Kayıt Formu

Not : Her sunumun kontenjanı 80 kişi ile sınırlıdır ve seminere yalnızca C#nedir?com üyeleri katılabilir. Katılmak istediğiniz her sunum grubu için ayrı ayrı kayıt olmanız gerekmektedir. Sadece kayıt olduğunuz sunumlara katılabilirsiniz. Bir sunum grubuna kayıt olduğu takdirde sunumlara haber vermeksizin katılamayanlar bir sonraki C#nedir?com etkinliklerine katılma haklarını kaybedeceklerdir.

Saat Sunum Konusu Kayıt
09:00-10:00 C# 3.0 (Dil Yenilikleri) 1.Grup İçin Kayıt
10:00-11:00 LINQ to SQL
11:15-12:00 WPF (Windows Presentation Found.) 2. Grup İçin Kayıt
12:00-13:00 Silverlight
13:45-14:45 WF(Workflow Foundation) 3. Grup İçin Kayıt
14:45-15:45 WCF(Windows Comunication Foundation)
16:00-16:15 Bunları biliyormuydunuz? (Süpriz içerik) 4. Grup İçin Kayıt
16:15-17:15 SQL Server 2008 (Katmai)
17:15-17:30 SORU - CEVAP Oturumu
Etkinlik Yeri : Barbaros Plaza, Microsoft Türkiye Seminer Salonu Dikilitaş - İstanbul

Etkinlik Tarihi : 24 Kasım 2007 C.Tesi

Sponsorlar

Microsoft Türkiye

Perşembe, Kasım 08, 2007

Kitap Yorum...

Sizlerle son okumuş olduğum kitabı paylaşmak istiyorum.

Duygular ve Marka isimli bir kitap görmüştüm geçen günlerce kitapçının birinde.Kitabın içeriğini biraz inceledikten sonra beş duyu organımıza hitap edebilecek olan markamızı nasıl oluşturmamız gerektiği konusunda çok güzel ipuçları verdiği dikkatimi çekti.

Hemen alıp yaklaşık 7 saat boyunca 23:00 ile 06:00 arasında uyumadan okutturacak kadarda sürekleyici bir kitap.

Optimist Yayın evinden çıkan bu kitabı okumanızı ve tavsiyelerden yararlanarak kendinizi ve markanızı geliştirmenizi öneriyorum.

Kitap ile ilgili genel bilgiler:

DUYULAR ve MARKAduyu_marka_b

Martin Lindstorm

Çeviren

Ümit Şensoy

Kasım 2006

ISBN: 975-6225-86-6
Philip KOTLER'in önsözüyle

250 Sayfa

Martin Lindstrom. 1970 Avustralya doğumlu. 12 yaşındayken kendi reklam firmasını kurmuş. 27 yaşındayken hem Avrupa’nın hem de Asya’nın en büyük web geliştirme reklam ajansını oluşturmuş. Haftalık yazıları 30 ülkeden 4 milyon kişiye ulaşıyor. Şu anda pek çok şirketin küresel yönetim kurulu üyesi. Müşterileri arasında Disney, Mars, Pepsi, American Express, Mercedenz-Benz, Reuters,McDonalds, Kellogg’s, Yellow Pages ve Microsoft yer alıyor.
İş Yönetim / Strateji dizisinin yeni kitabı Duyular ve Marka Martin Lindstrom’un dünya çapında yankılanan en son kitabı. Kitapla ilgili olarak çok şey yazılıp söylenmiş:
Philip Kotler: “Bu kitabı okumanız için bir neden de kendi markanıza yeni hayat verecek bir fikirler hazinesi içermesidir.” (Kitabın önsözü pazarlama dünyasının en ünlü ustası olarak tanınan Kotler’in imzasını taşıyor.)
Tom Peters: “İyi yazılmış bir kitap; veriler ve örnek olaylar çok ilginç.”
Harvard Business Review: “Pazarlamacılar uzun zamandan beri gözlerin ceplere açılan pencereler olduğuna inanıyor. Linstrom ise, şirketleri tüm duyulara hitap etmeye çağırıyor; özellikle de daha yaşlılara göre duyuları çok daha güçlü olan gençlere yöneliyorlarsa.”
The Economist: “Markalandırmanın özgül gizemini açığa çıkarmaya çabalayan pek çok kitap var. Duyular ve Marka bunların hepsini iki nedenle aşıyor. Birincisi, önsözünü .. pazarlamanın dünya çapındaki gurusu Philip Kotler’in yazmış olması. İkincisi, markalara taze bir yaşam verecek zengin fikirleri.”
Fast Company: “Martin Lindstrom’un Duyular ve Marka kitabına kadar ticari iletişimin yüzde 83’ü sadece tek bir duyumuza – gözlerimize hitap etmekteydi. .. Oysa günlük duygularımızın yüzde 75’ini koku etkilerken, harika sesler de ruh halimizi yüzde 65 oranında değiştirebiliyor. “
Markalandırmanın bu çığır açıcı kitabını okurlarımızın hizmetine sunuyoruz. Markalarını eskisi gibi değil, yeni tarzda oluşturabilirlerse, ne mutlu bize…

Sınıfı: İş/Yönetim-Strateji

Fiyatı: 22.50 YTL

İçindekiler
MARKALANDIRMAYI HÂLÂ
GÖZE GÖRE Mİ YAPANLARDANSINIZ?

Bu güzel kitabı alıp okumanız dileğiyle...

Salı, Kasım 06, 2007

Microsoft Dynamics Zirvesi 2007

Yılın En Zengin İçerikli Kurumsal İş Çözümleri Zirvesine Davetlisiniz. Hız, esneklik, verimlilik ve güvenilirlik... Microsoft Dynamics ürünleri sizin kendi hedeflerinize ulaşmanız için gerekli platformları sunuyor.

imgMSDynamicslogo
Sizi Dinledik... İstediğiniz Gibi Bir İçerik Hazırladık...
Ürün tanıtımları değil, yaşadığınız problemleri çözmüş müşterilerimizin gerçek deneyimlerini paylaşacağız.

Zirvemizde Sn. Ege Cansen ‘Yüksek Hedeflere Ulaşmak İçin Yöneticilere Öneriler’ konusundaki tecrübelerini paylaşarak, sizlerin firmanızı daha ileriye götürme çabalarınıza destek verecek deneyimlerini paylaşacak.
Ayrıca BT Haber Editörü Sn. Fatih Sarı’nın yöneteceği ‘Hedefe Ulaşmak için ERP/CRM’den beklentiler ve kazanımlar’ konulu forumda, Linde Gaz Genel Müdürü Sn.Sait Tosyalı, Garanti Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Ömer Mert, İGDAŞ Bilgi İşlem Müdürü Avni Sarı ve Mardav Finans Direktörü Tuncer Meriç, Sistaş Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit Çadırcı, Veripark Genel Müdürü Özkan Erener, AXIS Genel Müdürü Atilla Filizler, Tradesoft İş Çözümleri Grup Direktörü Murat Kafkas hem müşteri hem danışman firma gözünden ERP/CRM projelerini değerlendirerek, hedef belirleme, proje yönetimi, kazanımlar ve hedef ölçümleme konusundaki deneyimlerini paylaşacaklar.

20 farklı firma, 20 farklı deneyim...

Öğle yemeğinden sonra 4 paralel seansda toplam 20 sunum gerçekleştirilecek. ERP ve CRM uygulamalarında ‘Hedefe Ulaşmış’ müşterilerimizin tecrübelerini, ürünlerimizden yararlanma şekillerini ve sektör çözümlerini anlatacakları bu sunumların, siz davetlilerimize, önemli bir değer katacağına inanıyoruz.

Yılın en önemli Kurumsal İş Çözümleri etkinliklerinden olan Microsoft Dynamics Zirvesi’nde sizleri de aramızda görmekten onur duyacağız.
8 Kasım 2007, Perşembe; 09:00 - 17:00 | Swiss Otel
Gündem
09:00 - 09:30
Kayıt ve Kahve
09:30 - 09:45
Açılış konuşması: Çağlayan ARKAN
09:45 - 10:00
Dünya ve Türkiye Pazarında Microsoft Dynamics: Çetin İPEKÇİ
10:00 - 10:30
Yüksek Hedeflere Ulaşmak İçin Yöneticilere Tavsiyeler: Ege CANSEN
10:30 - 11:00
Kahve Molası
11:00 - 12:00
Forum - Hedefe Ulaşmak İçin ERP/CRM Projelerinden Beklentiler ve Kazanımlar
11:00 - 12:00
Öğle Yemeği
13:00 - 17:00



Pazar, Kasım 04, 2007

Türkiye Blog Konferansı '07

Microsoft Türkiye ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan Blog Konferansı '07 organizasyonu 6 Kasım 2007 tarihinde Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumunda gerçekleştirilecek...

blog_banner_468

Konferansta ele alınacak konular ve amaçları;
- Türkiye’de Blog ne aşamada, hangi alanlarda kullanıyor?
- Web 2.0 Hakkında bilgilendirme sağlamak
- Başarılı blog örneklerini paylaşmak
- Türkiye’nin en aktif Blog Yazarlarını biraraya getirmek
- Blogların çeşitli sektörlerin geleceğe etkilerini ortaya koymak

Daha önce ülkemizde çeşitli teknoloji ve pazarlama konferanslarına konu olan "Blogging" konusu hakkında en kapsamlı etkinlik olacağını düşünüyoruz.

Detaylı Bilgi ve Program için: http://www.blogkonferansi.com/

Cuma, Kasım 02, 2007

Yaratıcılık ve Teşekkür...

Son zamanlarda geliştirdiğim uygulamalarda ve projelerde yaptığım sistemler oldukça farklılaştı. Düşündüğüm yöntemleri içimden gelerek yapmaya başladım.Bayaa çılgınca fikirleri gerçeğe dönüştürme olanağı bulma şansım oldu.

Yukarıda sıraladığım bir çok şeyi yapmama sebep olan ise yaklaşık 6 yıl sonra rüya görmem olmuştur.Bilirsiniz rüya görmek insanların bilinç altında gerçekleşen bir olaydır ve bu rüyalar bizim yaratıcılığımızı geliştirmektedir.

İşte bu yaratıcılığımı kazanıp yaptığım işten zevk almamı sağlayan arkadaşım ise Büşra Ege'dir. Kendisinin kendini geliştirme konusunda ki azmi ve gayreti beni tekrardan eski günlerime döndürdü ve bu konuda ve daha bir çok konuda rüya görmeme sebep oldu.

Kendisine sizlerin huzurunda da sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.Bana verdiği bütün destekten ve bu güzel yaratıcılık duygusunu tekrardan yaşattığı için tekrardan teşekkür etmek istiyorum.

Teşekkürler...İyiki varsın Büşra EGE...

Pazar, Ekim 28, 2007

16 GB'lik Flash Bellek

Kendime ufak bir bellek almak için araştırma yaparken kapasitelerinin ne kadar da artmış olduğu dikkatimi çekti.Ayrıca fiyatlarıda çook ucuzlamış.En ucuzları bulabileceğimiz ilk sayfada 2GB lik bellekler var.

Bende merak edip en pahalısı hangisi diye baktığımda 16 GB'lik belleğin olduğunu görünce çok şaşırdım.Teknolojinin inanılmaz yükselişine birinin dur demesi lazım.Şahsen ben korkuyorum bu hızdan biraz da olsa.

Bu belleği incelemek isteyenler aşağıdaki linkten yararlanabilirler...

http://www.vatanbilgisayar.com/product_details.aspx?I_ID=28082

Cumartesi, Ekim 27, 2007

Yöneticilik Konusunda Gelişim

Yaklaşık 3 yıldır yöneticilik ile ilgili araştırmalar yapıyorum.Bu araştırmalar bana MBA masteri yaptıracak kadar etkili olmaya başladı.İşte bu araştırmaların sonucunda çok güzel bir kitap serisine rastgeldim ve hemen sipariş ettim.

Kitabın genel içeriği neler yaparak farklı bir yönetici ve uzman olabileceğimizi anlatıyor.

Kitapların kapaklarını resim olarak size sunuyorum.

pic  pic2  pic3

Ayaklardaki farka dikkat edin.Benim çok hoşuma gitti kapak ve almaya karar verdim.

 

http://www.amazon.com/Beat-Street-II-I-Banking-Interview/dp/1582074569/ref=pd_bbs_6/002-2666205-8187219?ie=UTF8&s=books&qid=1193486996&sr=8-6

Almak isteyenler için linki yukarıdadır.

Benzer türdeki kitaplara göre oldukça uygun bir fiyatı var.

Tavsiye ederim bu kitapları...

Salı, Ekim 23, 2007

23 Ekim 2007 KTÜ Semineri

Karadeniz Teknik Üniversitesinde yapmış olduğum Yüksek Yazılım Mühendisliği konulu seminerime aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.

Yüksek Yazılım Mühendisliği

Pazartesi, Ekim 22, 2007

23 Ekim 2007 KTÜ Seminer

 

5

23 Ekim Salı günü Karadeniz Teknik Üniversitesi İstatatistik ve Bilgisayar Bilimleri bölümünde yüksek yazılım mühendisiliği konulu bir seminer vereceğim.

Katılmak isteyen arkadaşlar Fen Edebiyat Fakültesi D-203 nolu sınıfa gelerek bu sunumu izleyebilirler.

İl:Trabzon

Yer:KTÜ/FeF/D-203

Saat:11:00-12:00

Seminer resimlerini gelecek yazılarımda vereceğim.

Pazar, Ekim 21, 2007

TÜBİTAK'tan ''hidrojenli araç yakıt istasyonu'' projesi

TÜBİTAK, gelecekte hidrojenli araçlara yakıt istasyonu kurmayı hedefleyen bir proje üzerinde çalışıyor. DPT tarafından desteklenen ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Enerji Enstitüsü tarafından yürütülen HYDEPARK isimli proje ile doğal gaz, kömür gibi hidrokarbon temelli yakıtlardan ve yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji ve hidrojen üretme teknolojilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.7949A406D9288C4CAD2EBB38r
Projenin son aşamasında ise hidrojenli araçlar için bir yakıt istasyonunun kurulması planlanıyor.
TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsünde başlatılan HYDEPARK projesinin yürütücüsü Dr. Atilla Ersöz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fosil yakıtların yakın bir gelecekte tükenecek olması ve bu yakıtlardan kaynaklanan çevre kirliliği problemleri nedeniyle alternatif enerji kaynakları ve kullanımı üzerine araştırmaların hız kazandığını kaydetti. Geleceğin alternatif enerji kaynaklarından biri olan hidrojenin, önemli çevresel avantajlara sahip olduğunu dile getiren Ersöz, bu enerji kaynağı ile ilgili şu bilgileri aktardı:
''Temiz bir yakıt olmasının yanı sıra, stokiometrik oranlarda hava içerisinde yakıldığında hiçbir zehirli emisyona neden olmamaktadır. Üretim kaynakları son derece bol ve çeşitlidir. Bu kaynakların en başta gelenleri su ve fosil yakıtlar denilen kömür, doğal gaz v.b hidrokarbonlardır. Dünyada üretilen hidrojenin büyük bölümü, metanın su buharı ile katalitik olarak oksidasyonu yöntemi ile doğal gazdan elde edilmektedir. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanılarak hidrojen üretimi üzerine temel araştırmalar ise özellikle 1973 yılı petrol krizi ile hız kazanmıştır. Elektrik akımı yardımı ile sudan hidrojen ve oksijen ayrıştırılması yöntemi olan suyun elektrolizi, günümüzde hidrojen üretimi için kullanılan önemli endüstriyel süreçlerden biridir.''
Ersöz, yapılan araştırmaların, 2025 yılında yenilebilir enerji payının yüzde 10-15 seviyelerine yükseleceğini, hidro ve biyoyakıtların da bu orandaki payının çok yüksek olacağını ortaya koyduğunu bildirdi.
TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsünde de 1990'lı yıllarda askeri projelerle başlayan hidrojen çalışmalarının, yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü anlatan Ersöz, hidrojen ve yakıt pili teknolojileri alanında Ulusal Mükemmeliyet Merkezi olma yolunda, gelişmiş laboratuvar altyapılarına sahip olduklarını dile getirdi.
2003'te TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü olarak araştırmacı personel sayılarının yaklaşık 30 iken, şimdi ise 120'ye ulaştığını bildiren Ersöz, şöyle devam etti:
''Biz bu teknolojilerin gelişimine çok önem veriyoruz ve gelecekte de son derece önemli olacağını düşünüyoruz. Ama tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir geçiş süreci yaşanacaktır. Her yeni teknolojide olduğu gibi, geçiş sürecinde tabii ki bazı sıkıntılar söz konusu. Çünkü maliyetler henüz tüketicilerin kabul edeceği seviyelerde değil. Ayrıca standartlar tam olarak belirlenmedi henüz. Bu çalışmalar dünyada hızla devam ediyor. Aynı zamanda hidrojen ve yakıt pili teknolojilerine yönelik altyapıların da uygun hale gelmesi ve yaygınlaşması gerekiyor. Bu nedenle Türkiye'deki çalışmaların bir yol haritası ve ulusal bir platform çerçevesinde ele alınması çok önemli.''
Avrupa'da olduğu gibi, Türkiye'de de hidrojen yakıt pili teknoloji platformu benzeri oluşumlara ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Ersöz, bu konuya yönelik çalışmaların da sürdürüldüğünü bildirdi.
HEDEF HİDROJENLİ YAKIT İSTASYONU KURMAK
Ersöz'ün verdiği bilgiye göre, DPT tarafından desteklenen ve TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü tarafından yürütülen HYDEPARK projesi ile doğal gaz, kömür gibi hidrokarbon temelli yakıtlardan, ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklardan suyun elektroliz yolu ile hidrojen üretmek amaçlanıyor.
Üretilecek hidrojen için depolama teknolojilerinin uygulanması ve geliştirilmesi planlanıyor. Demo bir güç üretimine yönelik enerji dönüşüm prosesinde hidrojenin yakıt olarak kullanılması hedefleniyor.
Temel olarak ''Proje yönetimi, tedarik aşaması, entegrasyon aşaması,teknolojik araştırma ile uygulama ve test aşaması olmak üzere beş iş paketinden oluşan projenin gelecek hedefleri kapsamında yakıt olarak hidrojen kullanan demo bir araç çalıştırılacak.
Entegrasyon aşamasında çalışılmış olan tüm sistemler için testler ve deneysel çalışmalar, bir program dahilinde gerçekleştirilecek. Projenin bir sonraki aşamasında ise hidrojenli araçlar için Türkiye'deki ilk hidrojen yakıt dolum istasyonu demonstrasyonu ile birlikte performans testlerinin yapılması planlanıyor. Projenin gelecek hedefi olan 'hidrojenli araç yakıt istasyonu' kurulumu için entegre edilmiş bir pilot uygulama da yapılıyor.
''ÇEVRESEL PROBLEMLERİ DE ÇÖZECEK''
Temiz enerji kaynağı olan hidrojenin pek çok alanda etkin kılınmasıyla,hava kirliliğinin önlenmesinde de önemli yol alınacağını kaydeden Ersöz, bu ve benzeri projeler yaygın olarak hayata geçtiğinde, çevresel problemlerin de orta ve uzun dönemde çözümüne önemli katkılar sağlanabileceğini vurguladı. Ersöz, bu teknolojilerin Türk sanayisinin imkan ve kabiliyetleri ile daha da geliştirilebileceğini belirtti. Projenin, pilot ve sanayi ölçekli bir tesis kurulması için TÜBİTAK MAM bünyesinde gerekli altyapının oluşturulmasının da önünü açacağına dikkati çeken Ersöz, projeden elde edilecek diğer kazanımları ise şöyle sıraladı:
''-Hidrokarbon yakıtlardan, hidrojence zengin gaz karışımı üretecek yakıt dönüştürme sistemlerinin tasarlanarak laboratuvar ölçeğinde imal edilmesi ve yakıt pili sistemlerine entegrasyon kabiliyetinin sağlanması,
-Hidrojen üretimi ve depolanması konularında teknolojik bilgi birikiminin oluşturulması,
-Türk sanayisinin ve girişimcilerinin rekabet gücünün arttırılması,
-İlgili teknolojik faaliyetlerin sonuçlarının Türk sanayicisinin yararına patent ile koruma altına alınması,
-Bilgi ve tecrübe birikiminin artırılarak, ülkemizin gelecekte özellikle yakıt pili ve hidrojen üretimi teknolojileri alanında söz sahibi olmasına katkıda bulunulabilmesi.''

1000 yemek pişiren robot

Imagine Cup yarışmasına grup arkaşlarımda çevreyi daha yaşanabilir bir hale dönüşmesini sağlayacak olan bir proje üretmeye çalıştığımız şu günlerde çinli arkaşdaşlarımız yemek yapabilen robot üretmişler.

4281695

Çin'in farklı eyaletlerinden yerel lezzetleri pişirebilen robotun yemek pişirmedeki maharetini test etmek için Çin'in Şandong ve Siçuan eyaletlerinden gelen iki ünlü aşçı da yemeklerin kalite kontrolünü yapıp onay verdi. 2 milyon Yuan yatırımla (yaklaşık 320 bin YTL) 4 yıllık çalışma sonunda üretilen robota ‘Aiki' adı verildi. Robot, gelecek yılın ortalarında Çin’de satışa çıkarılmış olacak.

Bakalım daha neler karşımıza çıkacak.

Bizde robot uçuralım diyorduk fakat çoktan yapılmış olduğunu öğrendik.

Teknelojiyi olumlu bir biçimde ve barış ortamında kullanabilmek dileğiyle.

İyi günler...

Pazartesi, Ekim 15, 2007

Türk Telekom Grevi...

Sizlere bana gelen bir maili paylaşmak istiyorum.

16.10.2007 tarihinden itibaren iletişim kullanımınıza dikkat etmemiz gerekiyor.

İyi Çalışmalar,

Arıtech Telekom Proje Yönetimi

ARITECH BİLGİ TEKNOLOJİLERİ A.Ş. (maili gönderen firma)

Anlaşma için son görüşme. Uzlaşma çıkmazsa yarın bunlar olacak.

Türk Telekom'da yarın başlayacağı açıklanan grev öncesi taraflar son kez masada. Taraflar bu kez de uzlaşamazsa yarın saat 08.00'den itibaren greve çıkılacak.
Türk Telekom yöneticileriyle Haber-İş Sendikası temsilcileri son uzlaşı arayışları için bir araya geldi. Türk Telekom yönetimi, yüzde 3 zam öneriyor. Sendika ise bu öneriyi reddediyor.
Bugün uzlaşma çıkmadığı taktirde, yarın sabahtan itibaren iletişim duracak. 26 bin 500 işçinin katılacağı grev internet erişimini de etkileyecek.
Grev neleri etkiler?

Telekom'da bugüne kadar hiç grev yapılmadı. Bu nedenle nelerin, ne oranda etkileneceği tam olarak hesap edilemiyor. Tahminler şöyle;
- 1 hafta içinde arıza nedeniyle telefonların yarısı kullanılamaz hale gelecek.
- 1 santral sahasında günde 20 ADSL arızası çıktığı düşünelecek olursa, internet felç olacak.
- Medya ve bankacılık işlemleri duracak...
- ATM'ler çalışmayacak, GSM operatörleri işlemez hale gelecek.